Estetik ve Sağlık Haberleri
Rimel Nedir ve Nasıl Kullanılır ;

Makyajın en önemli tamamlayıcısı rimeldir. Bakışlarınıza yoğunluk kazandırır, yorgun görünümü yok eder. Makyajın diğer ürünlerini kullanmasanız bile sadece rimel ile hem doğal hem yüzünüzde güzel bi görünüm sağlayabilirsiniz.
Son dönemde rimel çeşitleri ve renkleri fazlalaştırıldı..Bu bayanların göz renklerine kirpik tiplerine göre rimel seçimini dahada kolaylaştırdı…
- Hacim veren rimel
- Kıvırtan rimel
- Su geçirmez rimel
- Cifte etkili rimel
HACİM VEREN RİMEL: Kirpikleri kendi olduğundan 2 kat daha kalın göstererek dolgun bir görünüm sağlar.
KIVIRTAN RİMEL: Gözün çekik görünmesini sağlar.kirpikleri kıvırarak hareket verir
SU GEÇİRMEZ RİMEL: Ozellikle yaz ayrında ve nemli havalarda kullanılan rimeldir.denizde yağmursa su geçirmez.kolaylık sağlar bunun yanı sıra ısı ve terdede etkilidir.
ÇİFTE ETKİLİ RİMEL: Ilk olarak sürülen beyaz renkteki ucu hem kirpikleri güçlendirir hemde besler kalınlaştırır. Diğer ucu renk vermek için kullanılır ve kirpikleri uzun gözterir.
Bu çeşitler sayesinde kirpiklerinize en uygun rimeli seçebilirsiniz. Ayrıca renk seçimide çok önemlidir.
Son dönemde renklerde çok fazlalaştı. Siyah, kahverengi, mürdüm,mavi, lacivert, yeşil, mor ve hatta pembe renkli rimeller vardır. Bu renk seçiminde özellikle koyu renk gözleri olanlar kahverengi ve son dönemin rengi olan mürdümü kullanabilirler…
Rimel çeşitimizi ve renk seçimimizi yaptıktan sonra şimdi sıra makyajımızı tamamlamakta.
- Ilk olarak kirpiklerimizi kirpik fırçasıyla tarıyoruz.
- Aplikatör yardımıyla kirpiklerimizi kıvırıyoruz
- Son olarak seçtiğimiz rimeli kirpiklerimize sürüyoruz
Burada önemli olan birşey daha var buda rimeli nasıl kullanıcağımız?
Kısaca açıklayalım; sürme işlemi seçtiğimiz rimeli dolgunluk kıvraklık uzunluk çeşitlerine göre değişiyor.
Kirpiklerde dolgunluk istiyorsak; önce ilk katı sürüp rimel kuruyana kadar beklemeliyiz daha sonra ikinci katı sürerek dolgun bir görünüm sağlarız fırçayı kullanırken özellikle kirpik diplerine daha çok sürün bu daha dolgun görünnmesini sağlayacaktır.
Uzun görünümlü kirpik istiyorsak; göz kapağımızı hafifçe kapayıp rimeli üstten alta doğru hafifçe ve çevirerek sürmeliyiz göz kağımızı açtıktan sonra alttan üstte doğru sürdüğümüzde kirpiklerde uzun görünümü yakalamış oluruz.
Rimelimizi yatay olarak sürdüğümüzde gözlerde çekiklik yaratmış oluruz. Doğal görünüm sağlamak için alt kirpiklere rimel sürmeyiniz.

RİMEL KULLANIRKEN YAPILMAMASI GEREKENLER
- Önce rimel sürüp daha sonra kıvırmak için aplikatör kullanırsanız kirpikleriniz kırılır.
- Rimel fırçasını tüpün içine koyup aşağı yukarı pompalarsanız fırçanız yıpranır ve rimel hava aldığı için kısa zamanda kuruma yapar.
- Urün nekadar kaliteli olursa olsun asla makyajını silmeden yatmayın.
- Rimelin ömrü 2-3 aydır kullanma süresi bittikten sonra kesinlikle kullanmayın kirpiklerinizde dökülme yapar.
- Rimel fırçanızı temiz tutun ikinci rimel sürdüğünüzde topak topak olmasın.
- Rimel alırken ürünün fırçasına dikkar edin çok sık yada çok ayrık olmamalıdır orta mesafeli rimel fırçası tercih edin.
- Eğer alt kirpikleriniz uzunsa kesinlikle rimel sürmeyin bu bakışlarda kötü bir ifade yaratır eğer alt kirpikleriniz kısa ise sadece kirpik diplerine hafif vuruşlar yapın kirpikleriniz belli belirsiz ise kirpik diplerine daha çok sürmek kaydıyla uçlarına hafifçe sürülebilir.
Burun Estetiği ve Getirileri ;
Burun Estetiğini Hafife Almadan Önce ;
Bu konuda aslında sözlerden önce resimler büyük ölçüde kanıt olabilmektedir.Öncesi ve sonrası resimlerine internet üzerinde rastlamak mümkündür.Burun estetiği ameliyatı olmuş ve olmamış bir resmin yan yana getirildiğinde,farkın apaçık ortada,bariz bir şekilde öne çıktığını farketmekteyiz.Burun estetiğini,tıp tercümesinde,teknik bir anlamda değilde,gerek psikolojik ve gerekse görünüm estetiği olarak ele alacağım.
Aynaların karşısına her geçtiğinizde aynı görüntü ve aynı duygular peşinizi bırakmadan,sizleri izliyor. Bu durumdan sizin ne kadar şikayetçi olduğunuz yada üzüntü duyduğunuz pekde önemli değildir.Neden mi?
Nedeni şu şekilde açıklanabilir ;
Kişi yapı olarak ezik ve utangaç,çekingen bir yapıda ise,kendisine olan güveni kazanması artı arttırması bir Burun estetiği ameliyatı ile mümkün kılınabilmektedir.
İnsan doğasında ne kadarda kabul görünmesede bir kıyaslama,mukayese mevcuttur.Kişi kendisini daima konudan konuya farklılıklar gösterecek şekilde bir başkası ile karşılaştırma hissi içine düşer.Söz gelimi burun yapısı.
Burun yapımızda oluşan sağlıksal problemler,ihtiyaç duyuyor isek burun estetiği ameliyatı ile giderilebilmektedir.
Burun estetiği ameliyatı bir çok insan tarafından korku ile karşılanır.Her ameliyat korkusunda olduğu gibi.Eğer kişi bu ameliyatı korkusunu yenmiş ise ve başarılı bir şekilde burun estetiği ameliyatı yapılmış ise,bu kişide güzel bir cesaret hisside uyandırabilmektedir.
Görüldüğü üzere,her konuda olduğu gibi burun estetiğide her ameliyat sonrası olumlu,pozitif etkiler doğurmaktadır.İyi bir doktor seçimi,plastik cerrah ınızın tecrübe ve eğitim geçmişi bunu dahada olumlu hale getirmektedir.Yüz güzelliğinizin uyumunu sağlayacak şekilde burun estetiği ameliyatı olabilmek açısından,plastik cerrah özelliğinin yanı sıra,iyi birde güzellik uzmanı olması ihtimalleride göze alınması gereken faktörler arasındadır.
Kişi Burun estetiği ameliyatı olmadan önce ne tür bir eksiklikler içinde ise,bu eksikliklerini Burun estetiği ameliyatı oldukdan kısa bir süre sonra tamamlamış olduğunu fark eder.Peki eksiklikler derken?Gerek ayna ile olan kötü diyaloğu,gerek çevresinin ilginç bakışlarından duyduğu rahatsızlıklar,gerekse burun sağlığı ve buna benzer diğer nedenlerdir.
Yer yüzünde %99 her insan,kadını ile erkeği ile çirkin ve bakımsız görünmek istemez.Fakat bunun için bazı anlarımızın bıçak altına yatarak,ameliyat olmamız gerektiğide yer alabilir.Bunun teşhisini biz değil gerekli branşdaki doktorunuz belirleyebilmektedir.Söz gelimi malumunuz konumuz burun estetiği olduğundan bunun üzerinde yazılacak olur ise eğer burun estetiği ameliyatı düşünüyor ya da gerekli mi ? gereksiz mi? kararsızlığında iseniz,görsel olarak,fotoğraflandırılmış olarak önceden bunu gerçekleştirin.Sıkı bir araştırma,iyi bir plastik cerrah belirledikten sonra,ondan öncelikle ameliyat sonrasını resimlendirmesini isteyiniz.Bu uygulama zaten bir çok doktor tarafından yapılıyor diyorsanız,amacım dikkatli bir şekilde,formalite olmadığını anlayarak resimlerinizi inceleminizi sağlamaktır.Konunun altına çizmektir,diğer bir bakıma.Doktorunuzdan bu konu hakkında detay isteyiniz.
Burun Estetiği Operasyonu (Rhinoplasti)
Burun estetiği Rhinoplasti nedir,
Rhinoplasti,estetik amaçlı olarak burun şeklinin düzeltilmesi için yapılan operasyondur.
Ameliyat yaşı,
Burun estetiği operasyonu yaptırmak için hem anatominin hem de ruhsal yapının olgunlaştığı ortalama 18 yaş alt sınırdır.
Ameliyat öncesi görüşme,
Ameliyat öncesi görüşmede;nefes alma durumunu ve burun iç yapılarını değerlendirmek için endoskopik muayene yapılır.Hastanın burun fotografları çekilip bilgisayar üzerinde ameliyat sonrası oluşacak muhtemel şekil görülür.
Ameliyat tekniği,
Ameliyatta burun kemikleri zarif kesiciler ve mikromotor ile kesilip-törpülenerek şekillendirilecek,kapalı tenik özelliği olarakta burun dışınızda iz kalmayacaktır.
Burundan nefes alma zorluğu, septum deviasyonu denen burun orta duvar eğriliği ile yaşanmaktadır. Bu durumlar tespit edilirse ameliyat sırasında düzeltilecektir.(Septorhinoplasti operasyonu olarak adlandırılır)
Ameliyatta ihtiyaca göre,hump dediğimiz burun üstündeki çıkıntı çıkarılır,burundaki eğrikik düzeltilir,burun sırtı, burun ucu, burun delikleri şekillendirilir, burun içindeki kesiler kendiliğinden eriyen iplerle kapatılıp burun dışına özel bantlar yapıştırılır ve bir hafta kalacak plastik atel yerleştirilir.
Ameliyat sonrası verdiği rahatsızlıklar nedeniyle tampon kullanılmaz.
Anestezi türü ve burun estetiği ameliyat süresi,
Ameliyat genel anestezi altında yapılır,ortalama 2-2,5 saat sürer.
İyileşme süreci,
Ameliyat sonrası ilk gün yüze soğuk uygulama ve basit ağrı kesici ilaçlar hastayı rahatlatır.Hasta 1 gece hastanede kalıp ertesi gün eve döner.
Ameliyattan 2-3 gün sonra en fazla olmak üzere hafif bir ödem (şişlik) ve morluk oluşabilir ki,bu da sonraki günlerde hızla geriler.
Burun estetiği ameliyatından ortalama 5.-7. gün sonra burun üzerindeki plastik atel ve bantlar çıkarılır.
Ameliyattan yaklaşık 5-7 gün sonra normal hayata geri döner,yolculuk yapabilir ve işinize başlayabilirsiniz.
10-15.günlerde yürüyüş şeklinde sizi fazla yormayacak aktiviteler yapmanızda fayda vardır.Ancak,tempolu egzersiz ve yüzmeye başlama zamanı ameliyat sonrası 3.ya da 4.hafta olmalıdır.
Gözlük kullanımı ortalama 1.ayda hafif çerçeveli bir gözlükle başlanabilir.(Lens kullanan hastalar,ameliyat sonrası 2-3.gün lenslerini kullanmaya başlayabiliyorlar.)
Burnunuza travma alabileceğiniz sporlara ve dalmaya 2.aydan önce başlamamalısınız.
Burun şeklinin tam olarak oturması ortalama 3-6 ay olacaktır.
Burun estetiği ameliyatının komplikasyonları,
Ameliyat sırasında; septum delinmesi olabilir ki,bunun o anda tamir edilmesi faydalıdır.İleride burundan nefes almada ses gelmesine sebeb olabilmektedir.
Burun kemik ya da kıkırdaklarından fazla çıkarılması ya da burunun fazla küçültülmesi veya büyütülmesi olabilir.
Ameliyattan hemen sonra kanama olabilir ki,kanamanın türüne göre hekiminiz işlem yapar.
İyileşme döneminizde,yüzünüzde özellikle üst dudakta,burun ucunda şişlikler ve uyuşukluklar olabilir ki, bunlar zaman içinde gerileyecektir.
İlerki dönemlerde burun içi mukoza yapılarında yapışıklık meydana gelebilir ki, nefes almada yarattığı problem nedeniyle bir cerrahi işlemle düzeltilmesi gerekebilir.
Tıbbi kaynaklar %10 oranında ameliyat sonrası revizyon dediğimiz cerrahi işlemler gerekebileceğini, revizyon cerrahisi için ideal sürenin ameliyattan 1 yıl sonra olması gerektiğini bildirir.
Burun estetiği ameliyatlarında başarı,
Kişiye bağlı değiştirilemez etkenler olarak; kişinin yaşı,anatomik yapısı ve yara iyileşmesine vucudun verdiği reaksiyon başarıyı olumlu ya da olumsuz yönde etkiler.Burun cildinin ince olması,burun kıkırdak yapısının kalın olması,burun büyüklüğü yüzüyle fazla orantısız olmaması ve tüm yüz hatları orantılı olan kişilerde başarı oranı artarken,burun cildinin yağlı ve kalın olduğu,burun kıkırdaklarının ince olduğu,yüze göre çok büyük ya da çok küçük bir burun ve yüzün totalindeki orantısızlık ya da asimetri başarı şansını azaltabir.Kişiye bağlı olarak;daha önce operasyon ya da travma geçirmiş olmak,iyileşme döneminde gerekli özeni göstermemiş olmakta başarı şansını etkileyebilir.
Kişinin yüzü ile orantılı büyüklükte,simetrisi tam,bakıldığı zaman güzel gözüken ancak ameliyat yapılmış olduğu fark edilmeyecek kadar doğal duran ve nefes alma problemi olmayan burun ideal burun olarak tanımlanabilir
Su İçmeliyiz ;
Evet su içmeliyiz.
Neden mi?
Gıda ihtiyacımızı, besin ihtiyacımızı karşılayamadan 1 ila 1.5 ay yaşama olasılığımız bulunurken, su olmadan, susuz bir şekilde vücudumuzun 1 haftadan fazla yaşayamadığı kanısına varılmıştır. Vücut bize farkettirmeden organlar vasıtasıyla işlevlerini yürütürken, sürekli su kaybetmektedi. Uzmanlar tarafından kilomuzun %10′u kadar su kaybının yaşandığı bedenimizde, uyuşukluk, tansiyon düşüklüğü, yorgunluk ve buna benzer olumsuz etkenler yaratabilmektedir. Söz gelimi; sabah yatağımızdan kalktığımız andan itibaren, üm gecenin gerek solunumdan, gerek organların faaliyeti için yitirilen su kaybını, su içerek tekrar yerine koymalıdır.
İnsan vücudunun %60 kadarının su oluşu,vücut için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Peki nedir vücuttaki suyun önem ve önemleri :
-Vücut ısısını dengelemek ve dengede tutmak,
-Hava yolu ile aldığımız oksijeni hücreler taşımak,
-Tükettiğimiz besinleride hücreler taşımak,
-Bağırsaklarımızın ve böbreklerimizin çalışma süreçlerini sürdürmek,
-Dokudaki ve derideki nemi sağlamak,
-Eklem yapılarımızdaki kayganlığı oluşturmak,
-Vücut içerisindeki daha pek çok sıvı yapıların su ile çalıştığı görülebilmektedir.
Yetişkin birinin,fiilen fonksiyonu ne derece olursa olsun, yaklaşık 2.5 litre bir su kaybı gerçekleşiyor. Bağırsak, böbrek, ter ve solunum gibi faktörler başta olmak üzere su kaybı büyük oranda bize farkettirilmeden kayıplar yaşamaktadır. İklim koşulları eğer sıcak bir mevsimi gösteriyor ise vücuttaki su kaybına çok dikkat edilmelidir. En az günde 1.5 litre su içilmelidir.
Suyun tüketimi sarfedilen enerji ile katlanmakta ve sürekli sürekli tazelenmesi gerekmektedir.
Özellikle çocukların su ihtiyaçlarını hissettikleri anlar,son anlara tekabül edebiliyor. Ebeveynlerin bunu gözlemlemesi ve takip etmeleri muhakkak durum böyleyken gerekli bir durum haline gelmektedir. Aynı durum yaşlı insanlar içinde gerekli sayılabilir. Kısacası çocuklarda ve ihtiyarlarda su isteği doğmadan takip edilerek karşılanmalıdır. Söz gelimi çocuklarımız,aşırı hiperaktif ve hareketli sürekli bir eylem gerçekleştirme çabası içindedir. Kendini geliştirmek açısından bu gibi eylemlerse şarttır. Lakin iş vücutta kaybedilen suya gelince iş değişerek, çocuklarımızın su ihtiyaçları gözetmekle mümkündür. Çocuğumuzun bir günde kaç bardak su içtiği sayılarak bunu sağlamamız mümkündür.
Aslında vücudumuzun su ihtiyacını kendimizde gözeterek anlayabiliriz.Wc ye girdiğimizde, idrar sıvımızın renk ve miktarı ile belirleyebiliriz. Eğer idrar rengimiz koyu bir sarıdan ibaret ise ve bununla birlikte az bir miktar geliyorsa ; “VÜCUT GEREKLİ SUYU ALAMADIĞINI SİZE BİLDİRİYOR” demektir.
Sürekli idrara çıkıyorsanız, fazlasıyla idrar yapıyor iseniz, anormal bir durum olarak, ağzınız kuruyor artı susuzluk hissiniz artıyorsa, bunun önemli bir sağlık sıkıntısına işaret olduğu ve bununda şeker hastalığına işaret ettiği uzmanlarca şeker hastalığının, başlıca belirtileri arasında olduğu söylenmiştir.
Zayıflarken Japonları Örnek Alın ;

Dünya’da bir çok ırk,bir çok vatandaş ve farklı türlerde,gerek fiziksel gerek duygusal anlamda farklılıklar gösterebilmektedirler.Özellikle şişmanlık konusunda siyahi kadınların ön planda oldukları görülebilmektedir.Ülkemize bakıldığında ise şişmanlık denemesede balık etli tabiri uygun düşer.Gel gelelim Japon bayanların incecik yapıları,fiziksel ölçülerindeki zayıflıkları dikkatleri o ülkeye çekiyor.Neden Japon kadınları kilo problemi (Obezite) yaşamıyor.Bunun nedeni ilk olarak sofralarından ileri geliyor.Japon kadınlarının besinlerini nasıl ve hangi koşullarda ne tür yiyecekler tüketerek karşıladığını örnek alacak olur isek; bizimde kilo problemimizi atlatabileceğimiz koşulsuz bir gerçektir.Peki Japon kadınları yemek masalarında,yemek saatlerinde ne gibi planlar çiziyor.Neler yerler?Neler İçerler?
Pirinçlerini yağsız pişirdikten sonra tüketmeleri sizce en güzel örnek değil midir?
Haşlanmış sebzeleri ve sebzelere verdikleri ağırlık bence zayıflamaları gerektiğinin bir işareti değildir.
Soya ve meyva tatlıları,artı balık ve balık ürünlerinden aşırı faydalanmaları fiziklerine ve bünyelerine büyük pozitif etkidir.
Tatlının şişmanlığı arttırdığı özellikle bol şeker tüketen hanımların obezite rahatsızlığına yakalandığı açık bir gerçek olup,Japon hanımlarının tatlı ihtiyaçlarını dondurmadan yana kullanarak giderdikleri görülebilmektedir.
Estetikonline.net web sayfası yetkilisi olarak;
Sitede yer alan bilgilerin yanlızca, estetik ameliyatlar öncesinde, ziyaretçilerine geçerli ve doğru bilgileri sunabilmek olduğunu belirtmek isterim.
Amacımız;
Estetik yaptırmak ya da hakkında bilgi edinmek isteyenlerin, web sayfamızda istedikleri bilgiye ulaşmalarını sağlamak açısından, geniş içerikli ve geniş bir yelpaze ile konuya daha bilinçli bir yaklaşım sağlamaktadır.