-Kendisi,Adana’dan Almanya’ya evlendikten sonra yerleşti. Yuva kurdu. Mutlu bir şekilde evliliğini sürdürmeye doğru gidiyordu.
Taa ki, eşi Mehmet Korkmaz ile iş yerlerinde arasında çıkan tartışma sonucu sonuçlanan olaya kadar. Mehmet Korkmaz eşi ile arasında çıkan tartışmada, eline aldığı bıçak ile eşi Aylin Korkmaz‘ın yüzünde ve vücudunda çok sayıda kesikler meydana getirdi. Talihsiz kadının yaşamını yitirmesinden ziyade,tekrar hayata gözlerini açarak, hatta hatta hiç olmadığı kadar dört açarak,sımsıkı bağlanırcasına bir yaşam mücadelesi içine düştüğü görüldü. Yüzünde toplam 250 kadar dikiş izi bulunan Aylin Korkmaz, estetik plastik cerrahların ekip çalışması ile dikiş izlerinin neredeyse görünmeyecek kadar kaybolması için uğraştılar. Aylin Korkmaz yüz estetiği ile gerçekleştirilen operasyonlar ile eski haline oldukça yakın bir hal aldı.
Mehmet Korkmaz ise çıkarıldığı mahkeme kararınca, 13 yıl mahkumiyet hayatına çarptırıldı. Eski koca Mehmet Korkmaz 9000 avro tazminat ödeyerek eski eşine yaşattığı acıya bir bedel sayıldığı belirtildi.
Yaşananlar ne kadarda acı olsa unutulması zor, Aylin Korkmaz‘ın psikolojik olarak stres bozukluğu olacağını söyleyen uzmanlar, sebep olarak tramvanın yaşanmasından sonra kalıcı bir kalıtım olması dendi.
● Sinir sistemimiz, solunumda bulunan
burun deliklerimizin sağ ya da sol olmak şartı ile birinin çalışmasından ne
derece etkilenir?
● Beynimiz, burun tıkanıklığımızdan ne derece ve hangi yönde, nasıl etkilenir?
● Solunum yapan burnumuzun, aldığı havayı nasıl oluyorda, içimize dolduğu andan
itibaren, vücut ısımız ile otomatik olarak eşdeğer bir seviye alıyor.
● Uykuya daldığımızda,bütün gece ağzımızdan nefes alıyoruz. Sabah uyandığımızda
ise, boğazımızda muazzam bir kuruluk oluşuyor. Sebebi ne olabilir?
● Burnumuzdaki kıllar ve var oluş sebepleri, neden?
● Atmosferden içimize çektiğimiz havanın, burun boşluğumuzda yavaş bir şekilde
ilerlemesinin nedeni ne olabilir, sizce?
burun yapımıza dışarıdan inceleyici bir bakış ile baktığımızda, müthiş bir
tasarım, mükemmel bir dizayn olduğuna yakından şahit oluruz. Burun duyu
organımız çalışma prensibi olarak, 3 ana çatı altında görev içinde denilebilir.
● Alınan havanın filtre edilmesi ● Isıtılması ● Nemlendirilmesi
Burnumuzun, bu saydığımız 3 ana görevi yerine
getirebilmesi için, aldığı havayı kendi içerisinde ağır ağır işleyerek çekmesi
ile mümkün kılınabilmektedir. Bunun tersi olarak,alınan havanın hızlı bir
şekilde, ciğerlerimize çekildiğini düşünelim. Bu şekilde aldığımız hava içinde ne
barındırıyor ise, süzülemeden,kuru bir şekilde, soğuk olarak ciğerlerimize
dolar. Ciğerlerimiz toz ve değişik hava ile bulaşan toksinlerden ileri gelen
rahatsızlıklar içine düşer. Kısacası içimize çektiğimiz hava, burun organımız
sayesinde, süzülür, ısıtılır ve nemlendirilir. Aksi halde
bronşit-faranjit-sinüzit-zatürre gibi ciddi rahatsızlar yaşarız.
Ağzımız ile aldığımız nefes, bu şekilde ve buna benzer aşamalar geçirmediğinden
dolayı,bahsedilen hastalıkların yaşanma teklikesi, oldukça yakındır.Özellikle
gırtlak kanseri olmuş birinde,sigara içmesinden dolayı kaynaklanmış bu
enfeksiyon oldukça yakından görülebilir. Çünkü gırtlak kanseri olmuş bir hastanın
boğazı delinerek, bu delik sayesinde nefes alma,solunum işlemini
gerçekleştirebilmektedir. Bu şekilde bahsettiğimiz rahatsızlıklarında, bu şekilde
yaşanmaması içden bile değildir. Havada oluşan tozlara ve kuru bir havaya karşı
alerji içeren insanların, aksırık ve astım gibi nefes darlıkları meydana
gelebilmektedir.
burun organımız içerisinde, kılların oluşu, havanın geçişi esnasında, daha
temiz ve daha filtreli oluşunu sağlamaktadır. Ak ciğerlerimize dolan hava, estetik/burun-deliklerimiz-ve-yapisi.html”>burun kıllarımız ile süzülebilmektedir.burun organımızda havanın yavaş geçmesi, ağır bir şekilde ilerlemesi,burun kıllarının filtre işleminden ileri gelmektedir. Yanlız burun içine çekilen havanın yavaş yavaş ilerliyor olmasının bir başka sebebi bulunmaktadır. Burun orta duvarı yanlarında görülen kıvrımlı çıkıntılar vardır. Bunlara Konka denir.
Nefes aldığımız, solunum yaptığımız esnada,aldığımız hava konka arasından sıkışır ve bu sıkışıklık içinde bu hava geçiş yapar. Bu şekilde sıkı bir temas söz konusu olur, havadaki tozlar konka yüzeyinde bulunan, mukus adı taşıyan, koyu sıvıya eklenir. Kalan hava konkalara çarpar ve dairesel bir şekil çizer. Havanın burun içindeki tribülansı olarak adlandırdığımız bu olay ile, aldığımız yani içimize çektiğimiz havanın, burun içinde bir süre bekletildiğini ve döndürüldüğünü görmekteyiz. Bu işlemlerin neticesi olarak, alınan havanın ısıtıldığına yani, vücut ısımıza eş değer bir hale getirilmiş olduğunu görmekteyiz.
Tabi ki; bu olayın tersininde yani alınan havanın sıcaklığı, vücut ısımızdan yüksek bir şekilde olduğuda görülebilir. Bu şekilde bir durum ile karşılaşıldığında ise, burun aldığı sıcak havayı kendi içerisinde soğutarak, vücut ısımıza yakın bir şekilde değerlendirir. Havanın su buharı basıncı sıfır civarlarında iken(3 mmhg), burun içinde beklemesi sırasında, 47mmhg gibi bir değerde su molekülleri ile arttırılır. Yani burun boşluğumuzdaki su molekülleri, buhrlaşır ve havaya dahil olur.
Ağzımızdan nefes alarak uyuduğumuzda, sabah bizi korkunç bir boğaz kuruluğu beklediğini görüyoruz ve yaşıyoruz. Bunun asıl nedeni; ağzımız ile içimize yani ciğerlerimize çektiğimiz havanın, nemlendirilmeden içimize çekiliyor olmasıdır. Soğuk bir mevsimde, odamızdaki ısıtıcının üzerine içi su dolu bir kap ile nemlendirici temin etmemizde bizlere bu konuda yardımcı olabilmektedir. Havadaki oksijenin vücudumuza dahil olması için,iki ana giriş kapısı bulunmaktadır. Burun sağ ve sol delikleri yanlız akciğer,burun sağ ya da sol deliklerinden alınan oksijende herhangi bir fark ayırt etmemektedir. Uzmanlar ve bilim dalı insanları burun deliklerini araştırmaları sonucu, şöyle bir kanıya varmışlardır. İnsan aslında tek bir burun deliği ile solunum alışverişinde bulunuyor. Fakat insan, tek bir burun deliğinden nefes alıp vermemektedir.
Hangi burun deliği baskın gelir ise,onu kullanmaktadır. Burun delikleri baskınlığının ortalama süresi, 25 dakika – 8 saat arasında değişim göstermektedir. Burun mukozasında yer alan sinir uçları, beyin ile iletişim halinde bulunduğundan, beyin çalışma prensibini ve beyin fonksiyonlarını etkileyebilmektedir. Eğer sağ burnumuzdan nefes alırsak eğer,beynimizin sol yanında elektriki sinyalin arttığını ve bunun tam tersi ile de, sağ beynimizdeki sinyalin arttığına şahit olabilmekteyiz.Burun tıkanıklığı,derhal tadavisi gerçekleştirilmesi gereken büyük bir rahatsızlıkdır. Nedeni ise beyin fonksiyonlarımızı yakından etkileyerek,beynimize giden oksijenin değerini azaltmaktadır.
Düşünce ve zeka gelişimimizde, özellikle okul çağlarındaki bir çocuğun zihinsel gelişimini olumsuz etkilemektedir.Burun tıkanıklığı kendi kendinizede çözmeniz oldukça basit bir şekilde mümkündür.burun deliğinizin birini kapatarak, sadece burnumuzun açık olan burun deliğini nefes almada kullanınız. Aynı hadiseyi diğer burun deliğiniz için uygulayınız. Bu şekilde burun tıkanıklığı rahatsızlığınızı bir nevi çözmeniz mümkündür.
Evet cildimizle ne kadar ilgileniyor ve onu ne kadar tanıyoruz?
Öncelikle erkek ya da kadın olarak,insanlar arasında çirkin tabir edilen ve bu sıfatı yakıştırdığımız insan aslında yoktur.Neden yoktur,çünkü kendisi ile ilgilenmemesi ve yeteri kadar değeri göstermemiş olmasından ileri gelir.
Konuya ilişkin bir makale yazan Sn. Rüya Levent yazısını sitemizde paylaşma samimiyeti göstermiştir.
Konumuz özellikle yüz derisiyle ilgili çünkü yüz derisi vücudumuza oranla çok daha hassastir, çok çabuk yipranir ve kirisikliga çok müsait bir yapidadir.
Cilt kiri çok çabuk çeker ve sürekli kendini yeniler. Yüzümüzün dis tabakasi koruyucu görevindedir ve oldukça ince bir yapiya sahiptir.
Sagliksiz ve kirli bir cildi sadece makyaja baglamayalim. Bunlarin en önemli nedenleri hava kirliligi basta olmak üzere stres, sigara, alkol, kötü beslenme olarak sayilabilinir. Cildimizin sagligi, görünümü ve temizligi için bu unsurlara dikkat etmemiz gerekmektedir.
Yasiniz ve cilt tipiniz ne olursa olsun cilt bakimi her zaman çok önemlidir. Bahanelerle ve erteleyerek kendinizi kandirmayin. Ben artik yaslandim, benden geçti diyerek olumsuz fikirlere kapilmayin. Cünkü bakimin yasi yoktur. Bakim güzelligin yani sira saglikli yasamak için bir nedendir. Cilt bakimi ertelemeyin çünkü günlük bakim sizin sadece 5-10 dakikanizi alacaktir. Boyle yapinca hem 5-10 dakika da temiz canli ve saglikli bir cilde kavusacak, hemde bu 5-10 dakika size allari kazandiracak.
Simdi sizlerle kisaca cilt tiplerini inceleyelim ve cilt tiplerine göre cilt bakimi nasil yapilmali bakalim;
NORMAL CİLT TİPİ
Normal cilt tipinin en belirgin özelligi yumusak, gergin, sıkı, pürüzsüz, lekesiz ve esnek olusudur. Diger cilt tiplerine göre en problemsiz ve bakimi kolay olan cilt tipidir. Bu cilt tipinde genelde akne görülmez. Sadece düzenli olarak cilt kuru oldugundan dolayi cildin nem dengesini korumak için nemlendirici sürülmesi gerekir. Günde sadece 2 kere sabah ve aksam temizlenmesi yeterlidir. Bu temizleme islemini gülsuyu ya da bebek sabunuyla yapmaniz cildinize iyi gelicektir. Temizlemeyi yaptiktan sonra cildinize uygun yagli bir nemlendiriciyle cildinizi nemlendirin. Ozellikle cildinizi günes isinlarindan korumaniz gerekir, bu yüzden günes kremi kullanmanizi öneriyorum. Cilt kuru oldugundan bol su içmelisiniz ve makyaj yapmadan önce cildinize muhakkak nemlendirici sürmeyi unutmayin.
KARMA CİLT TİPİ
Karma cilt tipi diger cilt tiplerine göre dikkat edilmesi gereken bir cilt tipidir. Karma cilt tipinin belirtisi t bölgesinin (alin ve burun) yagli olup yanak kisimlarina indikçe kuruluk görülmesidir. Karma cilt tipi için bakim yapmak ve ürün bulmak oldukça güçtür. Ornegin yagli nemlendirici kullanildiginda t bölgesinde sivilcelenme baslar, bir temizleme ürünüyle temizlendiginde yanaklarda pullanma görülebilir. Karma cilt mevsime ve yasa görede degisir. Karma cildin t bölgesinde genelde sivilcelenme ve siyah nokta görülür fakat yanaklarda görülmez. Bu yüzden karma cildimize bakimi 2 ayri sekilde yapmaliyiz. T bölgesine losyon ve yagsiz nemlendirici kullanilmalidir, yanaklara ve çene bölgesine kadar olan bölümede kuru olduklari için ona uygun yagli nemlendiriciler kullanabiliriz. Karma cilt tipine sahip olan kisiler özellikle bir ürün kullanmadan muhakkak alerji testi yaptirmalidir
KURU CİLT TİPİ
Kuru cildin en belirgin özelligi deride çatlak kizariklik ve kuruluktan dolayi derinin pul pul dökülmesidir. Kuru cilt tipi diger cilt tiplerine göre soguk ve sicak havaya karsi çok hassas bir yapiya sahiptir ve hemen etkilenir. Ne su, ne sicak, nede soguk bu cilt tipi için uygun degildir. Ama çözümü yok degil. Mesela her yikamadan sonra kuru cilt dahada gerginlesir ve hatta pul pul dökülmeye baslar. Bu yüzden her yikamadan sonra mutlaka cildimize uygun yag bazli bir nemlendiriciyle nemlendirmeliyiz. Kuru cilde günes isinlarida asiri zarar verebilir. Bunun için oldukça günes isinlarindan korunmaliyiz. Kuru cilt kolaylikla nem kaybeder, çatlar ve soyulur. Bu yüzden gün içinde mutlaka nemlendirici kullanilmalidir. Yaslanmaya ve kirisikliga müsait bir cilt tipidir bu yüzden bol bol su tüketilmelidir. Dustan sonrada bebek yagi ya da vazelin sürmeniz bu cilt tipi için uygun bir bakimdir.
YAĞLI CİLT TİPİ
Yağlı cildin belirtileri oldukça parlak, asiri yağ salgilamasi, normal ve kuru ciltten daha kalin bir yapiya sahip olmasidir. Yağlı cildin olusmasina sebep olan birkaç etmen arasinda; ergenlikte hormon dengesizligi asiri yagli yiyecekler tüketmek sicak ve çok nemli havalar olarak siralayabiliriz. Yağlı cilt tipinin gözenekleri oldukça açiktir bu yüzden ciltte genelde siyah nokta görülür ve akne problemi olan bir cilt tipidir. Problemli bir cilt tipi oldugundan dikkatli bakim yapilmalidir. Cilt oldukça yağlı oldugundan kiri çabuk çeker, açik olan gözenekleri direk kapatir. Bakimi oldukça temiz yapmaliyiz. Yağlı bir cilt oldugundan su bazli nemlendiriciler kullanmaliyiz. Temizlemek için jel tipi temizleyiceler ve sikilastirici maskeler kullanabiliriz. Yağlı cilt de siyah nokta ve sivilceler ne kadar rahatsizlik versede sivilcelerinizle oynamayin ve siyah noktalarinizi sikmayin. Bu sekilde uygulama yaparsaniz cildinizi temizledigini zannederek hem tahris edersiniz hem de daha fazla olusmasýna sebep olursunuz. Bunun yerine suyu kaynatin ve yüzünüzü buhara tutun bu siyah noktalarinizin kendiliginden çikmasini saglar. Ardindanda jel ile temizleyip nemlendiricinizi sürün. Yağlı cilt tipi özellikle makyaj malzemelerine karsi çok hassastir bu yüzden asla makyajinizi temizlemeden yatmayin. Cildiniz olmasi gerektiginden fazla yag salgiladigi için fast-food türü yiyeceklerden uzak durun asiri yağlı gidalar tüketmeyin.
Burun estetiğini daha teknolojik ve daha ağrısız,kolay bir yola indirgemek için,bir çok plastik cerrah uğraşlar vermektedir.Burun estetiği olmadan bu değişimleri yakından takip etmeli ve izlemek gerekir.
Op.Dr. Yakup Avşar, burun estetiği ameliyatlarında sıkça kullanılan burun kemeri kırma metoduna bir son veriyor.Micro motor ile keserek burun yapısını şekillendirdiğini bir çok haber kaynaklarında ifade eden doktor,Amerika’da ‘Aesthetic Surgery Journal’ isimli bir bilimsel yayınlar yapan dergide haber konusu olmuştur.Sıradan bir dergi konumunda olmayan ve A.B.D’de Estetik Cerrahların kuruluna bağlı resmi bir dergidir.
Estetik Cerrah, Op.Dr.Yakup Avşar,bu yöntemin kırmalardan dolayı doğan,oyulma ve çökme riskini ortadan kaldırmakla birlikte,burun estetiği için tasarım ve ölçü galip gelerek,hakimiyetini üstün kılıyor.Hepimizin bildiği gibi,burun estetiği sağlıklı bir buruna sahip olmakla birlikte,güzel görünen bir burunada sahip olmayı gerektiriyor.Estetik Cerrahın ifadesine göre;belirlediği sistem ile hassas bir kullanım söz konusu olduğu gibi,yıkama ve soğutma yöntemleri ile dokuların zarar görmediği ve iyileşme sürecinin hızla yol aldığı görülüyor.
Dr. Avşar ameliyattan sonra daha az şişlik, yok denilecek kadar az acı ve sızı, tampon konulmamasının rahatlığını endonasal cerrahinin avantajlarından saymaktadır.
Ayrıca bu yöntem sayesinde; başarısızlık oranının düşmesi nedeni ile revizyon cerrahisinin çok az olduğu ve özellikle de; eğriliği olan burunlarda, darbe almış burunlarda, orta yaş üzerinde yapılan burun estetiklerinde, bu sistemin avanytajları Dr. Yakup Avşar‘ ın makalesinde vurgulanmıştır.
– Click here for this week’s top video clips