
Yüz Estetiği
Uzun geçen kış aylarının bitmesi ve bahar aylarının gelmesi ile birlikte, soğuk havanın kuruttuğu ve nemsiz bıraktığı bir cilt sizlerin onu tazelemesini beklemektedir. Bahar bakımı için, kozmetik ürünlerini yenilemeli, daha az yağlı kremler tercih etmelisiniz.
Cildin yaşlanmasının nedenlerinden biri de derinin yıpranmasıdır. Yaşınız 70’e geldiğinde kemikler ve deri incelmeye başlar ve derinizin altındaki yağ tabakası daralır. Neredeyse herkes alın başta olmak üzere yüzde meydana gelen kırışıklıklardan rahatsız olmaktayız. Ve yaşlanıyoruz diye de kırışık bir cilde sahip olmak zorunda değiliz. İlk olarak cildinizin nasıl yıprandığını ve kırıştığını bilmeniz gerekmektedir. Ve bu bilgilere göre hareket etmelisiniz. İşte size kırışıklıklarınızı azaltmanıza yardımcı olacak 5 adım:
1. Koruyucu kremlerden vazgeçmeyin; yaz kış fark etmeden sürekli en az 15 koruma faktörlü krem kullanmak gerekmektedir. Ve yaz aylarında 10.00 ile 16.00 saatleri arasında güneşten kaçınmak cildiniz için daha sağlıklı olacaktır.
2. Dışarı çıkarken güneş gözlüğü kullanın; cildinizde en hassas bölgelerden olan göz çevreniz böylece daha az zarar görecektir. Göz çevresini güneşten koruyan güneş gözlüklerini her zaman yanınızda taşıyın.
3. Sırtüstü uyuyun; böylece uyku esnasında zamanla oluşabilecek kırışıklıkları önlemiş olursunuz.
4. Nemlendirici krem kullanın; nemlendirici krem kullanarak cildinizin doğal dengesini koruyarak kırışıklık oluşumunu azaltabilirsiniz.
Cilt bakımının cilt tiplerine göre yapılması gerektiği herkes tarafından bilinmektedir. Güneşten ve kozmetik kullanımından kaynaklanan hasarlara, gebelik sırasında veya ilaçlara bağlı oluşan lekeli ciltlere pretinol, glikolik bileşik, vitamin C, vitamin E, üzüm çekirdeği ekstresi, dut ve meyan kökü ekstresi aktif içerikleri ile yapılan temel bakımı uzmanlar önermektedir. Kuru ciltler kırışmaya en müsait cilt tipleridir. Kuru ciltlerde yağ salgısı normalin altındadır, mat ve nem oranı düşüktür. Bu yüzden erken kırışmaya müsaittir. Soğuk havalar, rüzgar, Uv ışınları, kötü hava şartları cildin daha da bozulmasına neden olmaktadır. Kuru cilde sahip olan kişiler ciltlerine erken yaştan itibaren bilinçli ve doğru bir bakım uygularsa erken yaşlanmanın ve cilt kırışmasının önüne geçebilmektedirler. Parlak görüntülü olan yağlı ciltler ise yüzün her bölgesinde görülmekte olan parlaklık vardır ve gözeneklerin içi dolu, siyah nokta oluşumuna müsaittir. Yağlı ciltler daha uzun yıllar canlı ve diri kalmaktadır, daha az kırışma görülür fakat cilt bakımına dikkat edilmezse sarkma riski de yüksek oranda görülmektedir.
Daha güzel, daha genç ve daha taze bir cilde sahip olmak istiyorsanız bunun için profesyonel bakım yaptırmanız şart. Cildinizin tipini bilmeden, herhangi bir bakım ürünü kullanmak oldukça zararlıdır. Çünkü cildiniz kuruysa eğer kuru cilde uygun bakım ürünleri ve doğal ürünler kullanmanız gerekir. Eğer siz kuru bir cilde uygun ürünler kullanmıyorsanız zamanla cildiniz yıpranır ve eski tazeliğini kaybetmeye başlar. Uzmanlar, lekeli cilde sahip olanlar için üzüm çekirdeği, dut ve meyan kökü ile bakımı ve orta derinlikteki peelingi, kuru ciltlere sahip olanlar için jojoba yağı, primrose yağı, avokado yağı ile masajı, yağlı ve akneli ciltlere sahip olanlar için beyaz kil maskesi ile deniz yosunu özünü, genç ve sağlıklı ciltlere ise lipozom maya konsantresi ile bakımı önermektedir. Böylece cildiniz zamana meydan okuyarak sizi daha genç gösterecektir. Normal bir cilde oksijen veren maskeler ile yapılan bakımın etkinliğini arttırır. Hassas cilt bakımında yeşil çay, aloe vera, yaban mersini, ahududu gibi yatıştırıcı doğal ürünlerin kullanmanın daha iyi olacağını ve K vitamini ile damar duvarlarının güçlendirilebileceği uzmanlar tarafından söylenmektedir. Cilt, güneş ışınları, uzun süren rahatsızlıklar, olumsuz çevre koşulları, ilaç kullanımı, hormonlu besinler ve dengesiz beslenme gibi birçok nedenden dolayı zarar görmektedir. Cildi her zaman temiz tutmak, özellikle de yatmadan önce cildinizi dezenfekte ederek gözeneklerin rahat bir şekilde hava almasını sağlamalısınız.
Saçlar güzelliğinizi yansıtan ışıltıdır bir bayan için. Güzel, bakımlı ve nemli saçlar her kadının hayalidir. Fakat birçok sebepten dolayı saçlar yıpranır ve eski gücünü kaybeder. Yaz mevsiminin gelmesi ile deniz ve havuz sezonu da açılacak. Neredeyse her gün deniz veya havuz suyuna maruz kalan saçlar ise nem kaybına uğrar ve rengi açılır. Özellikle de boyalı olan saç diğer saçlara göre daha fazla zarar görür. Bone kullanımı saçların nemini kaybetmesini önlemek açısından oldukça önemlidir. Kurumuş veya yıpranmış saçlara parlaklık kazandırmak ve saçlarınızı beslemek için birçok doğal ürünler tavsiye edilir ve kullanılır. Ama tüm bu tavsiye edilen önerilerin en faydalısı zeytinyağı, hintyağı gibi yağlar ve protein açısından kuvvetli yumurtadır. Uzun yıllardır saç bakımında kullanılan ve en iyi sonuç veren bu doğal ürünler kadınlarında tercih ettikleri en önemlileridir.
Cilt bakımı deyip geçmemek gerekir. Çünkü cildiniz ömür boyu bakıma ihtiyaç duyduğunuz ve vücudunuzun her yerini kaplayan derinizdir. Bu yüzden cilt bakımı da sizin için her zaman önemli olmalıdır. Yaşınıza ve cildinizin tipine göre bakım ürünleri kullanmalı, cildinizi daha sağlıklı, parlak ve canlı tutmalısınız. Günde birkaç dakikanızı ayırarak cildinizin ömür boyu daha canlı ve daha genç kalmasını sağlayabilirsiniz. Cilt bakımının en önemli koşulu ise temizliktir. Her gece uyumadan önce mutlaka cildinizi özellikle yüzünüzü temizlemelisiniz. Ve cildinize uygun bakım ürünlerini kullanarak her zaman cildinizi koruyabilirsiniz.
Biri ile konuşurken yüzde en çok dikkat ettiğimiz bölge dudaklardır. Bu yüzden dudaklarınızın güzel görünmesini çok önemlidir. Eğer siz de dudaklarınızın güzel görünmesini istiyorsanız her şeyden önce ilk olarak dudaklarınızın kurumasını ve çatlamasını önlemelisiniz. Unutmamak gerekir ki; bakımlı ve güzel dudaklar güzelliğinizin ön plana çıkması için önemli bir tamamlayıcıdır. Çatlamayı ve kurumayı önlemek aslında o kadar da zor değil. Sürekli yanınızda dudak koruyucu krem taşımanız ve gerektiğinde dudaklarınıza sürmeniz yeterli. Her gün ruj kullanıyor ve makyaj yapıyorsanız eğer, kış aylarının başlaması ile birlikte ruj seçiminize özen göstermelisiniz ve dudak koruyuculu rujları tercih etmelisiniz.
Bayanların vücudunda belki de en önemli yerlerden biri göğüslerdir. Genç yaşlarda başlayan ve bir ömür boyu bakım gerektiren bir yerdir göğüsler. O yüzden göğüslerin dik kalması ve şeklini koruması da oldukça önemlidir. Göğüslerin sık sık nemlendirilmeye ihtiyacı vardır. Kurumasına izin vermeden göğüs için kullanılması gereken bakım kremlerini sürerek önlem almak gerekir. Sutyen alırken de sutyenin çok sıkı olmamasına dikkat etmek gerekir ve alttan destekli olan sutyenler tercih edilmelidir. Ayrıca duş alındığı zaman önce sıcak su kullanılmalı duştan çıkmadan önce de soğuk su ile masaj yapılmalıdır. Böylece göğüsler daha dik ve diri kalacaktır. Yatağınızda kullandığınız yastık da çok önemlidir. Bu yüzden yastık seçimine çok özen göstermek gerekir. Son olarak ise sırtı oturduğunuz yerin arkasına yaslayarak dik bir şekilde oturulmalıdır.
Vücudunuzun kırışan ve yaşınızı belli eden bölgelerinden biri de boynunuzdur. Yaşınızı ele veren boynunuzun bir kuğunun boynu gibi olmasını ve kırışmasını önlemek istiyorsanız öncelikle boynunuzdaki kaslarınızı çalıştırmanız oldukça önemlidir. Boyun kasları çalıştırılmıyorsa ve boyun kaslarına gereken özen gösterilmiyorsa yatay bir şekilde beliren boyun çizgileri oluşacaktır. Sağlık açısından uygun şekilde uygulanan egzersizler kasların iyi çalışmasını sağlar ve böylece boyun gerginliğini koruyarak kırışmasını önler. İnsanların boyun derileri oldukça yumuşak ve yağ oranı açısından oldukça düşük değerler içermektedir. Boynun yağ değerleri az olduğu için bu dengenin sağlanması açısından da kasların iyi bir şekilde çalışması son derece büyük önem taşımaktadır. Boyun derisinin kurumaması ve nemli olması da çok önemlidir. Boyun bakımı için üretilen ürünler ve kremler boyundaki dokuları beslemenin yanı sıra ölü hücreleri de yok eder. Aynı zamanda boynun kurumaması ve sürekli nemli kalması boyunda meydana gelecek olan kırışıklıkları da engeller. Boynu uzun süre boyunca güneş ışığına maruz bırakmak son derece zararlıdır. Eğer uzun süre güneşte kalmanız gerekiyorsa mutlaka güneş koruyucu kremler kullanmalısınız. Boynunuza bakım yaparken akşam yatmadan önce eğer tonik kullanıyorsanız önce toniği, ardından da besleyici bakım kremini boynunuza uygulamalısınız. Kullandığınız nemlendirici kremler cildinizin yorgunluğunu giderir ve daha canlı kalması sağlar. Ve tüm bunlardan sonra boynunuza ve cildinize masaj da yapabilirsiniz. Uygulanan masaj sizi hem rahatlatacak hem de cildinizin sıkılaşmasını sağlayacaktır.
Fraksiyonel RF sistemi Intracel, cilt yenilemede ve ameliyatsız gerçekleştirmede bugüne dek uygulanan sistemleri tek başına gerçekleştirmektedir ve bu sistem artık Türkiye’de de uygulanmaktadır. Altın iğnecikler ile cildinize gerginlik sağlanır ve ciltte toparlanma görülür. Ayrıca cildin görünen yüzeyinde leke ve kırışıklıkları da azaltmaktadır. Japon bilim adamlarının geliştirdiği Intracel sistem çok fonksiyonlu, işlevsel ve güvenilirdir. Bu muhteşem sistemin bu kadar ünlü olmasının nedeni cildin hem altında hem de üstünde etkili olan 0.8 mm- 2.00 mm arasında değişiklik gösteren mikro altın iğneciklerdir. Altın madeni, iletim açısından en yüksek değerlere sahiptir. Bu özelliğin Intracel de kullanılması ile iletim sistemi ile cildin altına vereceği enerji en yüksek ve mükemmel seviyeye ulaşmaktadır. Intracel japon mucizesi, cilt germe vb. ağır, iyileşme süresi uzun, narkozlu ve dikişli estetik ameliyatlar yerine uygulanan dikişsiz, işlem sonrasında hemen eve gidebileceğiniz bir uygulamadır. Intracel uygulaması hem cildi germekte hem toparlamakta ve tüm bunların yanı sıra dudak üzerinde ve dudak kenarlarındaki kırışıklıkları da giderme de çok başarılıdır. Ayrıca tüm bu işlemler sonrasında 7 günden itibaren gözle görülebilecek seviyede bir iyileşme sağlamaktadır. Intracel zamandan da tasarruf ettirecek özelliğe sahiptir. Bu iki inanılmaz faydası ile hem seans süresi kısalmış olur hem de çift etkisi ile gözle görülen ve zamanla oluşan faydalara erişmenizi sağlar.
Pembe maska yöntemi lekeli olan ciltlere, kırışıklıklara ve cildinizde meydana gelen bu gibi sorunlardan kurtulmanızı sağlamaktadır. Bu yöntem sayesinde yıpranmış, çatlak ve kurumuş cildiniz canlılık kazanıyor ve tüm sorunlar en az düzeye taşınıyor. Pembe maskenin uygulanma süresini mi merak ediyorsunuz?
Bu maskeyi ortalama 5 hafta sürdürdüğünüz takdirde vücudunuzdaki çatlaklardan, yıpranan cildinizden, lekelerinizden ve kuruluktan kurtulabilirsiniz. 5 hafta sürenin uygulanmasının nedeni ise cildinizdeki vitamin, su ve kolojen düzeyinin ayarlanmasıdır. Böylece daha canlı ve parlak bir cilde 5 hafta içinde sağlıklı bir şekilde kavuşabilirsiniz. Tabi ki herkes lekesiz, pürüzsüz, canlı ve taze bir cilde sahip olmak ister. Eğer siz de istiyorsanız Pembe maske ile bu isteğinizi gerçekleştirebilirsiniz.
Pembe maska hamur biçiminde hazırlanmakta yüz ve boyun bölgesine uygulanarak gerçekleştirilmektedir. 42 derecede hazırlanan bu maske vücudunuzun ısısına göre ani ısı düşüşü yaşar ve vücuttaki kolojen, vitamin, elastin dengesini sağlayarak olumlu sonuçlar elde edilmesine yardımcı olur. Pembe maskenin içinde bulunan vitaminler cildin beslenmesini sağlamaktadır. Ortalama uygulama süresi 30 dakika süren Pembe maskenin ciltten çıkarılması uygulanmasından daha kolaydır. Yüz kaslarınızı hareket ettirerek maskeyi soyabilmeniz mümkündür.
Cildinizin yapısına göre Pembe maske uygulanmadan önce elektrikli vitamin ya da kükürtlü maske de cilde uygulanabilmektedir. Pembe maskenin fiyatlarında görülen farklılıkların nedeni ise değişik markalar ve bu maskeyi uygulayan yerlerdir. Bu yüzden güven vermeyen markaları kullanmamanızı ve bu maskeyi uygulayan her yere gitmemenizi öneririz.
Günlük hayatımızda çoğu zaman pürüzlü yüzeyleri temizlemek, düzeltmek ve pürüzleri gidermek için zımparalama yöntemi uygulanmaktadır. Yüzeyin eski görünümüne kavuşması ve daha iyi görünmesi için zımparalarız.
İşte bu zımparalama yöntemi estetik operasyonlarda da oldukça sık görülmektedir. Zımparalama operasyonlarının estetik cerrahideki ismi dermabrazyon’dur. Dermabrazyon yöntemi genellikle deri yüzeyindeki pürüzlü görünümü azaltmak için uygulanmaktadır. Deri yüzeyindeki bu pürüzlü görünüm ise çoğu zaman iz bırakan sivilcelerden veya kabarık yara izlerinden kaynaklanmaktadır. Operasyon yapılırken zımparalama yönteminin uygulandığı kişinin deri yüzeyinin en üst kısmı zımparalanarak soyulur. Soyma işlemiyle birlikte yara olan bir yüzey oluşur. Bu yüzey iyileştikten sonra cilt daha pürüzsüz ve gergin olur. Tüm bunların sonucu olarak da pürüzlerin azaldığı daha düzgün bir görünüm meydana gelir.
Cilt zımparalama operasyonları genellikle lokal anestezi ile uygulanmaktadır. Fakat zımparalama yönteminin uygulanacağı bölge alanı geniş ise genel anestezi yöntemi mecburi olarak uygulanır. 10-15 cm’nin altındaki bölgeler genellikle lokal anestezi için uygundur. Daha fazla ölçülerdeki bölgeler için ise genel anestezi yöntemi daha uygundur. Zımparalama ameliyatı uygulanan kişinin aynı gün eve dönmesi de mümkündür. Her operasyonda olduğu gibi bu ameliyatta da hafif bir yanma hissinin görülmesi doğaldır.
Doktor kontrolünde verilen ağrı kesicilerin kullanılmasıyla birlikte yanma hissi aynı anda geçmektedir. Uygulanan bu ameliyat vücudun kapalı bir bölgesinde ise ameliyat sonrasında bandaj kullanılması gerekebilmektedir.
Bebekler doğduklarında yumuşacık ve pürüzsüz bir cilde sahip olurlar. Bebek gibi teni var deyimi de buradan gelmektedir.
Hepimiz doğuştan güzel bir cilde sahibizdir aslında. Fakat yaş ilerledikçe cilde uygulanan kimyasal maddeler, kremler, kalitesiz makyaj malzemeleri vs. o yumuşak ve temiz cildi yok etmektedir. Özellikle bayanlarda görülen cilt bozukluklarının en önemli nedeni makyaj ürünleridir. Makyaj ürünleri seçerken çok titiz davranmak gerekmektedir. Çünkü kullandığınız ürünler cildinizle tüm gün temas halinde olacaktır ve yüzünüze işleyecektir. Bu yüzden kaliteli seçimler yapmanız ve cildinize en uygun ürünleri seçmeniz çok önemlidir. makyaj malzemeleri arasında yüzün tamamını ilgilendiren en önemli ürün fondötendir. Fondöten seçerken yağsız olan ürünleri seçmeniz cildiniz açısından daha iyi olacaktır. Yüzünüzden yağı uzak tutan ve yağı cildinizden emen fondöteni kullanarak yüzünüzün daha az yıpranmasını sağlayabilirsiniz. Makyaj malzemeleri ne kadar kaliteli olursa olsun mutlaka uyumadan önce yüzünüzden tamamen silinmesi gerekmektedir. Çünkü uyurken gözenekler açılıp kapanarak hava almaktadır. Yüzünüz temizlenmemişse eğer cildiniz hava alamayacak ve dokular yıpranacaktır. Bir süre sonra da cildinizin eski canlılığı ve tazeliği tamamen yok olacaktır.
Vücudunuzda yüzünüz kadar diğer bölgelerde önemlidir. O yüzden bir ürün alırken ürünün içeriğini kontrol etmek gerekir. Örneğin şampuanlar, vücut temizleyiciler ve kremler, banyo köpükleri gibi ürünleri seçerken kimyasal açıdan tehlike içerenlerden kaçının.
Uzun yıllar geçse de hep genç kalan, kırışmayan ve yumuşak bir cilde sahip olmayı kim istemez ki?
Aslında sağlıklı ve genç bir cilde sahip olmak o kadar da zor değildir. Küçük yöntemler, yapmamanız gereken bazı kurallar ile istediğiniz cilde kavuşabilirsiniz. Öncelikle cildiniz ile ilgili yaşadığınız problemleri çok fazla kafanıza takmayın. Cildim eskisi gibi değil, yıpranıyor, ne yapmam gerekiyor gibi yaşadığınız tedirginlikleri bir kenara bırakıp pozitif düşünmeye çalışın. Kullandığınız cilt bakım ürünleri cildinize bir fayda sağlamıyorsa o ürünü kullanmayı bir an önce bırakmalısınız. Yiyecek bakımından da özellikle kızartma tüketmemeye dikkat etmek gerekir. Büyük bir yağ deposu olan kızartmaları asla tüketmeyin demiyoruz fakat elinizden geldiğince daha az tüketmeye çalışmanız hem vücut hem de cilt sağlığınız için oldukça önemlidir. Cilt ile kişinin ruhsal sağlığı arasında da bir bağlantı vardır. Kişi mutlu olduğu sürece bu pozitif yön cildine de yansıyacaktır. Tüm bunların yanında cildinizin aşırı yağlanmasını önlemek amacıyla olabildiğince kızartma yemekten uzak durmalısınız. Cildiniz için bir diğer öneri ise organik veya doğal olmayan ürünleri cildiniz için kullanmamanızdır. Piyasada doğal diye satılan ürünleri incelemeden ve doğruluğu kanıtlanmadan kullanmayınız.
Güvenilir ve sağlık bakanlığınca onaylı olan ürünleri tercih etmelisiniz. Son olarak cildinizi zinde ve sağlıklı tutacak bir diğer yöntem de belirli aralıklarla cildinizi su ile dinlendirmenizdir. Bu yüzden duş alarak ve yüzünüze soğuk suyla yıkayarak daha canlı tutabilirsiniz.
Estetik Doğum Sonrası Vücud Toparlama İşlemi
Kadınlar neden doğum yapmaktan korkarlar?
Hamelilik ve annelik genellikle 35 yaşından önce olan bir olay. Ve kadınlar gençliğinde vücudunda oluşacak değişikliği istemiyorlar. Bu nedenle doğum yapmaktan kaçınıyorlar. Oysa ki bir bebeğe sahip olmak dünyanın en güzel duygusudur.
Doğumdan sonra göbeğim kalır mı? Göğüslerim Sarkar mı ?
Bunların olmaması için örnekler var, dünyadada örnekler var. 2 – 3 doğum yapmış kadınlar var hala genç kızlığına yakın bir görünümüne sahip. Dikkat edilmesi gereken husus, hamilelikte alınması gereken kadar kilo olmak yani ortlama 8 ile 12 kilo arasında. Fazla kilo alınmadığı takdirde zaten vücutta aşırı değişim meydana gelmez. Hamilelik sonrasındada vücudu toparlamak için eğer gerekli egzersizler, diyet ve estetik merkezlerinde toparlama işlemi yapılır ise ortalama 4-6 ay içerisinde eski formlarına kavuşabilirler. Bilinçli bir gebelik yaşanırsa ve herşey gerektiği gibi yapılırsa göğüsleriniz sarkmadan yada karnınız deforme olmadan bir gebelik süreci yaşayabilirsiniz.
Önerilmesi Gerekenler nelerdir?
*Gebelik öncesi ideal kiloya inmek gerekir.
*Özel bakımlara girilmeli.
*Gebelik boyunca diyetisyen kontrolünde olmak gerekir.
*Beslenmeye dikkat edilmeli.
*Hastalıklara karşı önlem alınmalı.
Gebelik sonrası deformasyonlarda neler yapılabilir ?
Öncelikle alınmış olan aşırı kiloların uygun bir zamanda verilmesi gerekir. Daha doğrusu daha fazla kilo almamak gerekir. Eğer hamilelik döneminde kilo alınmamışsa sonrasında bebeğe daha iyi süt verebilmek için sütüm daha iyi olsun gibi düşünce ile kilo alırsak bu yanlış bir düşünce olur. Şunu özellikle belirtelim planlı ve bilinçli bir şekilde yapıldığı zaman hamilelik vücuda çok fazla zarar vermeden sonuçlandırılabilir. Mutlaka bir takım değişiklikler olacaktır olmaması mümkün değil. Fakat karşılığında değerli bir meyve alacağınız için oda buna değecektir. O nedenle çok iyi planlamış olmak lazım. Gerekli şeylere dikkat edildiği zaman eski formunuza yakın bir şekilde sonuçlandırılabilir.
Gebelik sonrası çatlaklar olmaması için neler yapmak gerekir ?
Mutlaka yapmak gerekir. Bunlar iki türlü inceleyebiliriz.
1. Çok fazla ani kilo alınmadığı sürece vücut yavaş yavaş karındaki şişmeye alıştığı için deri gerildiği için ciltte çatlak oluşmayabilir.
2. Kollejenin esnekliğini artıracak ciltin yumuşak ve nemli kalmasını sağlayacak çatlak önleyici bir çok krem var artık.
Peki bu kremler faydalı mıdır ?
Kesinliklikle faydalıdır. Doğru ve kaliteli ürünler tercih edilmelidir.
Gebelik sonrası hangi yöntemler yapılabilir ?
Normal doğum yapılmışsa toparlanma daha hızlı olur. Kadın çok fazla kilo almamışsa sonrasında biraz spor, egzersiz ve bir güzellik merkezinden destek alırsa hamilelik dönemi 9 ay olduğu için ortalama maximum eski güzelliğine 9 ay içerisinde dönebilir. Eğer sezeryan doğum olmuşsa durum biraz daha farklı olabilir. Karın bölgesindeki toparlanma biraz daha zor olabilir. Eğer sezeryan çok iyi yapılmışsa kadın çok fazla kilo almamışsa sezeryan izide zaten saklı bi yerde olursa karındaki iz belli belirsiz bir şekilde olur ve karın eski şekline kavuşabilir. Bunlar iyi yönleri.
Daha kötüsüde karın bölgesinde aşırı miktarda yağ birikimi ve sarkma meydana gelebilir. Buda estetik cerrahi alanına giriyor. Eğer bunlar varsa da daha önceki konularda anlattığımız gibi liposuction ve abdominoplasty yöntemlerle ortalama 2 – 2,5 saatlik bir operasyon ile yağların tamamı alınabilir. Ortalama 4 ile 5 gün içerisinde kişi normal yaşamına dönebilir.
Unutmayın ki kalpte kırılsa mutlaka izi kalır…
Ameliyatsız Yüz Gençleştirme Teknikleri
Bu yazımızda sizlere estetikonline.net”>Ameliyatsız Yüz Gençleştirme Teknikleri‘ni anlatacağız.
Güzel olmayı istiyoruz ancak ameliyattan ve kandan dikişten çok korkuyoruz. Bunun başka yöntemleride var acaba ameliyatsız yüz gençleştirme teknikleri neler, ve neler yapılabilir daha genç ve güzel görünebilmek için.
Botox
Estetik cerrahide Ameliyatsız Yüz Gençleştirme Teknikleri arasında en önce akla gelen yöntemlerden biriside Botox’dur. En kısa yoldan en acısız kırışıklıkları gidermek, genç ve taze görünmek için güze ve mucizevi bir yöntemdir botox.
Botox’u Türkiye’de hala yapılır mı yapılmaz mı sakıncalımı zararlımı bunlar tartışılırken çok sevindirici şeyler söylüyeceğiz dünyada eskiden botox sadece göz çevresine kırışıklıklar ve kaş arasındaki çatma çizgilerini yok etmek için kullanılırdı. Şimdi ise yüzün ve boynun dekolte bölgeside dahil oluşan çizgilerin giderilmesi için çok fonksiyonlu olarak kullanılıyor olduğunu gördük. Boyundaki çizgiler aşağıda doğru sarkmalar dekolte bölgesinde oluşan kırışıklıklar çene ağız etrafı burun ucu düşüklüğü gibi bir çok yüzde daha yaygın olarak kullanılmaya başlanmış. Botox’un bir diğer uygulama alanı hastaların çoğu bilir koltuk altı terlemesidir. Özellikle bu aylarda insanları çok çok rahatsız eden bir şeydir. Vede maalesef şuanda tıbben kesin vede etkili bir tedavi yöntemi bulunmamakta. En etkili tedavi yöntemi botox. Koltuk altındaki terleme sorununu ilkbahar aylarında bir kez uygulama yapıldımı bir hafta içinde o bölgedeki terlemeyi tamamen kesebiliyor ve ortalama 6-8 ay gibi bir rahatlık sağlıyor. Bunun yanı sıra el içi ayak terlemelerinde dünyada en etkili yöntem botox’dur. Botox’un tekbir dezavantajı var etkisinin süreli olması ve bir süre sonra etkisini kaybetmesi tekrarının gerekmesidir. Eğer uygulama düzenli olarak yapılırsa ilk yapıldığında 4 ay sürebilir sonra 6 ay ve 8 gibi her uygulamadan sonra etkisi uzayarak devam edecektir. Botox önleyici bir yöntemdir. Kırışıklık olmaya başladıktan itibaren ki bu ortalama 25 yaşında başlıyor çünkü 25 yaşından itibaren yaşlanma başlıyor. Kırışıklık oluşmaya başladıktan itibaren çünkü dikkat edin kırışıklık ilk önce aktif yani hareketle yüzünüzdeki mimik kasları çalıştığı zaman kırışıklık olur bir müddet sonra hiç çalışmasa bile o kırışıklıklar olduğu yerde sabitlenmiş olur. O hale geldikten sonra botox yaptırsanız bile o tek başına oluşan çizgiyi yok edemeyecektir. O zaman dolgu yapmak, lazer yapmak veya peeling yöntemleri yapmak gerekir. Fakat önceden yani 25 yaşından sonra 30 yaşından sonra kırışıklıklar henüz sabitlenmeden botox uygulamasına başlanırsa kalıcı kırışıklık hiç bir zaman oluşamaz. O nedenle erken dönemde tedaviye başlanması çok daha iyi olacaktır.
Dolgu Maddeleri
Ameliyatsı yüz gençleştirme tekniklerinden biriside “Dolgu maddeleri” dir.
Yüzümüz ve vücudumuz hacim kaybederek yaşlanır. İçerisindeki hacim kaybolunca deride eski özelliğini kaybediyor. Örnek olarak söylemek gerekirse şişmiş bir balon düşünün çok şişik olduğu zaman ne kadar düzenli ve pürüzsüz görünüyor, içerisinden biraz hava kaybedicende yüzeyi pürtüklü hale geliyor daha da kaybedince dahada pürtüklü hale geliyor. Vücutda kaybedilen hacmi nerde olursa olsun göz etrafında olabilir ağız çevresinde olabilir şakak bölgesinde olabilir çünkü yaşlanma ile beraber tüm dokularda deride kemikte kaslarda hepsinde hacim kaybı meydana geliyor. Bunları kayıp olduğu sürece eğer dolgu ile yerine koyulabilirse onun sürekli o şekilde kalması sağlanır. Dolgu uygulamasıda yukarıda botox uygulamasında söylediğimiz gibi oluşmaya başladığı andan itibaren kimisinde 25 kimisinde 30 , 35 yaş olabilir bu yaştan sonra belirli aralıklarla eğer yüzde kaybolan hacim yerine koyulursa yüz o tazeliğini çok uzun bir süre koruyabilir. O nedenle kendine bakan özen gösteren daime taze gözükmek isteyenlere önerebileceğimiz en iyi uygulamalardan birisidir. Yüzünüzde hacim kaybı olmaya başladığını hissettiğiniz andan itibaren dolgu uygulaması yaptırmaya başlayabilirsiniz ve çok çok faydasını görebileceksiniz. Dolgunun içeriğine göre değişik mataryelleri vardır. 2 Tür dolgu vardır. 1. Geçici Dolgu 2. Kalıcı olarak 2 ye ayrılıyor. Hastalar genelde herşeyin kalıcı olmasını ister, çünkü bir kez yaptırıp bir daha aynısnı yaptırmak istemiyor. Fakat şöyle bir şey var kemik rekonstrüksiyonu için kullanılan dolgular hariç yani çene kemiği küçük olan birisinin çenesini öne doğru almak veya şakak kemiği küçük onu öne doğru almak gibi uygulamalar hariç cildin içine yapılacak uygulamalar için genellikle gerini dönüşümü olan yani eriyebilen dolgu kullanılmasını öneririz. Çünkü uygulamadan hemen sonra normal yaşlanma sürecinde yaşlanma devam edecektir. Yaptırdığınız dolgununda zaman içerisinde yaşlanıp ve kaybolması doğal olduğu anlamına gelir ve risk yok denecek kadar az. Fakat uzun süreli dolgu kullanıldığı zaman normal günlük hayatta kullandığımız herşey yiyeceklerde olduğu gibi düşünün bir yoğurt daha uzun süreli dayanabilmesi için içerisine katkı maddeleri ekliyolar ki daha uzun süre dayanabilsin. Dolgulardada aynısı uzun süre kalıcı olması için içerisine değişik maddeler konuluyor o zaman da yabancı madde özelliği görüp cilde reaksiyon oluşturma daha fazla bu nedenle cildin orjinal dokusuna özellikleri en yakın olan vede bir yıldan uzun süre kalıcılığı olan dolgu maddelerinin tercih edilmesi gerekir. Buraya kadar anlattıklarımız Sentetik Dolgulardı…
Birde insanların vücudundan alınan dolgular var. Özellikle yüz için ve yüzü zayıfsa çok alan varsa yani miktar çok gerekiyorsa o zaman vücuttan yağ transferi kişinin vücudunun yağ fazlalığı olan herhangi bir yerinden bir miktar yağ alıp onu değişik aşamalardan geçirip enjekte edilecek şekilde dolgu haline getirip ihtiyaç duyulan bölgelere enjekte ediliyor. Bunun en büyük avantajı miktar olarak sınırlama yok. Dezavantajıda şudur diğer dolgularda şekil anında ortaya çıkıyor yağ enjeksiyonunda küçükte olsa bir ameliyat gibi olduğu için normalden biraz daha şiş ödem dediğimiz şekil olabilir fakat buda en fazla 3-5 gün içerisinde geçer. Fakat yağ enjeksiyonu bir kez yapıldığı zaman ve sonuç başarılı olursa ömür boyu kalıcıdır ve yüzde kaybolan dokuların tamamı tek seferde yerine konabilir bu nedenle öyle bir avantajı vardır. Son olarak Dolgu için bir yenilik anlatalım… Bu yeni dolgu yönteminde hastadan kan alınarak hazırlanan dolgu çeşidi var. Hastanın damarından bir miktar kan alınarak onun içerisindeki plazması denilen özellik yapısı vardır o özellik ayrıştırılarak dolgu (jel) haline getirtilebiliyor vede normal dolgular gibi yüz bölgesine uygulanabiliyor. Bu da ortalama 6 ile 2 yıl arasında kalıcılığı var. Avantajı şu kişinin kendi dokusundan hazırlanan bir dolgu maddesi vede miktar normal dolgulara göre daha fazla hazırlandığı için daha fazla bölgeye yapılabiliyor buda çok iyi ve önemli bir yenilik…
Gözaltı morlukları için makyaj fayda sağlamaz.
estetikonline.net”>Kozmetik ürünlerin gözaltı morlukları için fayda sağlamayacağını söyleyen Dr. Nuri Battal bu konuda en iyi yöntemin “Lazer ve basit bir ameliyat” olacağını söyledi.
Dr. Nuri Battal gözaltı morlukları konusunda bizleri bilgilendirerek bu morluklardan nasıl kurtulacağımızın yöntemlerini anlattı.
Dr. Nuri Battal, gözlerimizin altındaki ve çevresindeki morlukların genetik olduğunu ve bu morlukların nasıl ortaya çıktığını anlattı.
“Genellikle anne ve babalarımızdada bu morluklar vardır fakat bazen ailede olmayıp sadece hastada bu durum aniden ortaya çıkabiliyor.
Esmer tenlilerde daha sık olmakla beraber açık tenlilerdede sık rastlanan bir durum gözaltı morlukları. Gözaltı morluklarının nedeni yağ torbalanması nedeniyle göz çevresindeki kan damarlarının cilde yakın olması ve bu damarlarda dolaşımın iyi olmaması gibi nedenlerle kan toplanması sonucu görülebilir.
Morluklar yorgunluk, uykusuzluk, stres, alkol, sigara kullanımı ve bazende botox uygulamalarından oluşabileceğini söyleyen Dr. Battal kozmetik ürünler için ise “Göz çevresinde hücreleri yenileyen dolaşımı hızlandıran ürünler kullanmak morlukları hafifletir ama bir fayda sağlamaz. Bu ürünler hastayı oyalamaktan başka hiç bir işe yaramaz” dedi.
Gözaltı morlukları için en iyi tedavi yönteminin küçük bir ameliyat ve lazer tedavisinin olduğunu söyleyen Dr. Battal, ameliyat hakkında şu bilgileri verdi.
“Tedavinin yöntemi hastanın durumuna göre seçilmeli. Hastanın durumuna göre iki yöntem birden kullanılarak daha iyi bir sonuç sağlanabilir. Uygulanacak tedavi hastaya göre değişmektedir. Bazı kişilerde sadece ameliyat bazılarında lazer, bazılarına da her iki yöntem birden uygulanması gerekebilir. Yağ dokuları torbalanmaya neden olduğu için yağ dokuları yer değiştirilerek daha düzgün bir görünüm sağlanır. “
“İyileşme süreci 5 ile 7 gün arasındadır. Kesin sonuç alınması bir kaç ay sürebilir. Lazer uygulaması yapılan hastalarda bir kaç seans yapmak gerekebilir. Tedavi süresince hasta güneş ışığından korunmalıdır. (Hürriyet)
Limonun faydalarini hepimiz biliyoruzdur bu yazimizda limonun cildimiz uzerindeki etkilerini ele alacagiz. Yazimizi okuduktan sonra Limonun cilt bakiminda ne kadar etkili oldugunu ogreneceksiniz.
estetikonline.net/cilt-bakimi/limon-ile-cilt-bakimi.html”>
• Limon, cildiniz için serinletici ve canlandırıcı bir etki yapar. Altı adet limonu, kabukları ile birlikte halka şeklinde dilimleyin. Derin bir kaba soğuk su doldurun ve içine dilimlediğiniz limonları atın.
• Limonların kabukları yumuşayana kadar en az bir-iki saat bekletin. Süre tamamlandıktan sonra limonları elinizle sıkın ve banyo suyunun içine limonları ve hazırlanan suyu ilave edin.
• Eğer limonların suda bekletilme süresi sizin için çok uzun ise, o zaman limonların suyunu sıkın ve limonlarla birlikte banyo suyuna katın. Hazırladığınız limon banyosunun içinde 20 dakika kalmanız yeterli olacaktır.
• Bu özel banyo için kan dolaşımınızı hızlandırırken, iç açıcı limon kokusu da güne dinamik başlamanıza yardımcı olacaktır.
• Limonun içerdiği asitler cilde aynı zamanda peeling görevi yapabilir. Dirsek, diz ve tabanlarda oluşan sert derileri size şimdi verecek olduğumuz limon reçetesi ile yumuşatarak, pürüzsüz görünmesini sağlayabilirsiniz.
• Bir çorba kaşığı limon suyu ile iki çorba kaşığı balı kısık ateşte hafifçe ısıtın. Ocaktan alındıktan sonra bir süre soğumasını bekleyin.
• Hazırlanan karışım soğuduktan sonra kuruyan ve çatlayan cildin üstüne sürün. 20 dakika beklettikten sonra peeling yaptığınız bölgeyi su ile temizleyin. Son olarak temizlediğiniz bu bölgeyi limon kabuklarıyla ovalıyın. Bu işlem sonunda derinizin taze görünüşü sizi bile şaşırtacaktır.
• Limon yağlı ciltler için ideal bir temizleyicidir. Çünkü limonun sıkılaştırıcı bir etkisi vardır. Tarifini verdiğimiz yüz losyonu, yüzdeki siyah nokta ve sivilcelere karşı en ideal losyondur.
• Bunun için 30 ml. limon suyunu 30 gr. bal ve 200 ml. damıtılmış suyla karıştırın ve bu karışımı bir cam şişesinin içine koyun.
• Hazırladığınız bu losyonu sabahları ve akşamları, bir pamuğa damlatarak yüzünüze sürün. Böylece hem temiz hem de canlı bir cilde sahip olacaksınız. Ancak yüzünüze bu karışı sürdükten sonra en az iki saat güneşe çıkmamaya dikkat edin. Aksi halde yüzünüzde lekeler oluşur.