Hamilelik

Günümüzde birçok hamilelik sorunsuz bir şekilde tamamlanarak, aileye bir birey daha katılıyor. Her aile bebeklerini kucaklarına almanın mutluluğunu yaşıyor. Ancak her hamilelik sorunsuz bir şekilde gitmemektedir. Bazı riskli durumlar görülmektedir. Hem annenin hem de bebeğin sağlığını tehdit eden durumlar hatta ölümlerine neden olabilecek sorunlar oluşabilmektedir. Hamilelik döneminde yüksek risk oluşturan sorunlar anne adayında hamilelik öncesinde var olacağı gibi, hamilelik döneminde de bu sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Neyse ki artık günümüzde anne adayında görülen sağlık sorunları erken teşhis ile bulunduğunda hamileliğin sağlıklı bir şekilde devam ettirilmesi sağlanabiliyor. Hamilelik esnasında anne adayının doktorunun yakın takibiyle sürekli denetim altında olması gerekir. Hamilelik süresince yapılan bazı testlerin hayati önem taşıdığı uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Ayrıca hamileliğin 18. ve 23. haftalarında yapılan detaylı fetal ultrasonografik inceleme ile bebeğin dış ve iç anatomisinin değerlendirildiği ve doğumdaki ağır yapısal anomalilerin önemli bir kısmının saptanabildiğini söylemektedir. Uzmanlar yüksek risk taşıyan hamilelere teşhis koyabilmek için bazı durumlarda koryon villus örneklemesi yani plasentadan örnek alınması, amniyosentez veya kordosentez gibi girişimlerde bulunulmasının gerekliliğini dile getirmektedirler.

19 Nisan 2011
Okunma
bosluk

HER ZAMAN GENÇ KALMANIN YOLLARI

Her yaşın ayrı bir güzelliği olduğu söylenir. Gerçekten de öyledir. Her yeni yaşta yeni şeyler katarız hayatımıza. Yeni şeyler öğreniriz, tecrübe kazanırız. Bunlarla birlikte de yaşın gerektirdiği gibi beslenmeye de dikkat ederiz. Beslenme kurallarına dikkat ederek her zaman genç kalmayı kim istemez ki… İşte bu isteğinizi gerçekleştirmenin yolları:
- Vücuttaki su oranı düşünüldüğünde suyun insan hayatında çok büyük bir öneme sahip olduğunu görmekteyiz. Su, kısaca doğanın bizlere sunduğu en önemli gençlik iksiridir. Hücrelerin uzun süre boyunca genç kalmasını istiyorsanız eğer düzenli ve yeterli su tüketimine dikkat etmeniz gerekir. Bayanların günde ortalama su ihtiyacı 2 litredir. Düzenli olarak her gün 2 litre su tüketilirse ciltte nem kaybı oluşmaz, nemli yumuşak bir cilde sahip olursunuz ve tepeden tırnağa tüm vücudunuz düzgün bir oranda nemlilik özelliği gösterir.
- B12 vitaminin hafızayı güçlendirdiği ve unutkanlığı engellediğini bilmekteyiz. Bu yüzden B12 vitamini içeren besinleri yeterli ölçüde tüketmek gerekir. Böylece yorgunluk, halsizlik ve unutkanlık gibi sorunların oluşması önlenir. Kanınızdaki B12 açısından değerlerini ölçtürerek ona göre B12 vitamini desteği alarak bu açığı kapatmalısınız.
- Özellikle bayanların kalsiyum açısından zengin besinleri tüketmeleri çok önemlidir. küçük yaştan itibaren düzenli olarak süt, yoğurt ve peynir gibi süt ve süt ürünlerini tüketerek kalsiyum ihtiyacınızı gidermeli ve vücudunuzda depo etmelisiniz. Böylece yaşınız ilerlese de düzgün bir duruşa, güçlü bir iskelet yapısına sahip olursunuz.

15 Nisan 2011
Okunma
bosluk

HAMİLELİK SONRASI ESTETİK

Tıp alanında meydana gelen gelişmeler, teknolojinin ve bilimin ilerlemesiyle birlikte insanların sağlık alanında yaşadığı korkular giderek azalmaktadır.

Tüm bu gelişmelerle beraber estetik cerrahi alanında da gün geçtikçe artan yöntemler ile kişilerin korkuları azalmakta ve estetik açıdan istekler artmaktadır. Estetik operasyonlarına olan talepler her geçen gün artmaktadır. Hem erkekler hem de bayanlar çeşitli bölgelerde ve çeşitli nedenlerden dolayı bıçak altına yatarak güzelleşmek istemektedirler. Estetik operasyonlarına en büyük ilgiyi gösteren kesim ise hamilelik geçiren bayanlardır. Hamilelik sonrası oluşan rahatsızlıklar, deride meydana gelen bozukluklar ve deforme olan bölgeler gelişen teknoloji ile birlikte hiçbir şekilde iz kalmadan, yan etkisi olmadan ağrısız bir şekilde giderilebilmektedir. Operasyonlardan bazıları şöyledir: Karın bölgesindeki sarkmaları gerginleştirme; doğum öncesi ve sonrasında hasara uğrayan karın bölgesindeki sarkmalar küçük bir operasyonla ölmüş yağ ve çatlak derilerin alınmasıyla gerçekleştirilmektedir. Bu yöntemle doğum yüzünden karın bölgesinde oluşan tüm sorunlar giderilerek doğum öncesindeki görüntünüze kavuşabilirsiniz. Liposuction yöntemi ile yağ aldırma; vücuttaki fazla yağların cerrahi bir operasyonla alınması yöntemidir. Bu yöntem ile hamilelik döneminde alınan fazla kiloların oluşturduğu yağların alınmasıyla ideal kilonuza kavuşabilirsiniz. Vajina daraltma; normal doğum ile hasara uğrayan vajinayı küçülmek için uygulanır.

Görüldüğü üzere artık vücutta meydana gelen sorunları çözüme ulaştırmak hiç de zor değildir. Ve herkesin güzel bir görünüme kavuşma isteği artık hayal olmaktan çıkmaktadır.

22 Mart 2011
Okunma
bosluk

Kaç Aylık Hamileyim?

Hamilelik tıbbi olarak hafta hafta hesaplanır. Ancak anneler bunu ay ay olarak bilmek istemektedirler. Öncelikle şunu vurgulamak gerekir, doktorlar hamilelik 9 ay 10 gün sürer dedikleri zaman buna 14 günlük yumurtlama süresi de dahildir.

Yani ana rahme düştüğü andan itibaren hesaplanmamaktadır gebelik. Son adet tarihinin ilk gününden itibaren bir yumurta hücresi kadının sol veya sağ yumurtalığında olgunlaşmaya başlamaktadır. Bu yumurta 14. gün dölleniyor, ondan sonra ise adet gecikmesi de 4 haftalık süreç sonunda, yani son görülen adet kanamasının üzerinden 4 hafta geçtikten sonra 4 haftalık gebelik denmektedir. Kadınlar 5 haftalık hamileyken, 3 hafta önce hamile kaldım 3 haftalık hamileyim demektedirler. Eğer kadın 3 hafta önce hamile kaldıysa ve bunu net olarak hatırlıyorsa (çoğu insan da bunu hisseder ve hatırlar.) bunun üzerine 2 haftalık yumurtlama sürecide eklenir. Karmaşaları ortadan kaldırmak amacıyla son adet tarihinin ilk gününden itibaren hesaplanır. Hesaplama yöntemlerini anlatmaya gelecek olursak. Öncelikle günümüzde hızla gelişen teknoloji sektörüne paralel olarak internet üzerinde bunun için hesaplayıcılar var.

Bunun için internette son adet tarihinin ilk gününü girerek (ilk damlayı gördüğünüz andan itibaren) tarihi hesaplayabilirsiniz. Bunun dışında manuel olarak el ile hesaplamak isterseniz, elinize bir takvim alarak son adet tarihinin ilk gününü takvime gireceksiniz. Örneğin: 1 haziran, 7 haziranda 1 hafta geçiyor. Bu şekilde hafta hafta giderek hesaplayabilirsiniz.

18 Mart 2011
Okunma
bosluk

Hamilelikte down sendromu

Hamilelikte down sendromu olma olasılığı üç aşamada değerlendirilmektedir.

Bunlardan 1.’si ikili test (11-14 hafta arasında), 2.’si üçlü test (16-18 hafta arasında ama 18 rakamına takılmaya gerek yok. Şimdiki laboratuarlar 20. haftaya kadar bu testi yapabilmektedir.), 3.’sü detaylı ultrason grafiği. 4. testte dörtlü test, bu da yeni çıkan bir test. Türkiye’ye de yeni gelen bir test. Dünya’da da yeni yeni kullanılmaya başlanan bir testtir. Görünüşe bakılırsa giderek üçlü testin yerini alacak, ikili testi yerinden oynatacak bir test gibi gözüküyor. Dörtlü testte de üçlü teste ek olarak bir maddenin daha fazladan bakılmasıyla 4 maddenin bakılması ile down sendromunun olasılığı belirlenmektedir.

Bu 4 test sadece tarama testidir, sadece olasıkları belirtir. Bu testlerde sorun çıkanlar üzülmesinler, bunlar amina sentez yapıldığı zaman çoğu temiz çıkmaktadır.

18 Mart 2011
Okunma
bosluk

Hamileliğin 1. Ayı

Annede bir takım bulgular ilk 1 ayda hormonlardaki artışlardan kaynaklanmaktadır. Bunlar, progestoron hormonun artmasından ötürü bağırsak hareketleri yavaşlamaktadır, bağırsaklarında hareketin artmasından dolayı annede bağırsaklarında gaz birikim oluyor.

Bu gaz birikimi annenin karnında şişliğe sebep olmaktadır. Daha ortada hiç rahimde büyüme yok iken annenin karnı büyüyor, anne de bunu bebek sanıyor. Oysa ki o gaza bağlı bir şişkinliktir. İkinci olarak en sık rastlanan şeylerden biri de bulantılardır. Genellikle 1. haftadan sonra bu tip şikayetler olur. Bulantı, kusma enteresandır. Her gebelik aynı kişide, 2. gebelikte, 3. gebelikte her zaman olacak diye bir kaide yoktur. Gebelik hormonunun en yüksek olduğu seviyede en çok bulantı olur. Bu da 70-90. günler arasında olur. Bu günler yüksek olmaktadır, bunun sebebi bu sürelerde salgılanan beta hedriga hormonundan dolayı kaynaklanmaktadır. 3-3,5 aylarda git gide azalmaktadır. Hormon azalmaya başladığı zaman bulantılarda azalmaya başlamaktadır. Bu kana karışan beta hedriga hormonunun grafiğine paralel olarak o hormonu takip eden bir şey gibi olduğu gözüküyor olsa da öte yandan bakıldığında her gebelik de bu grafik olmakta ancak bulantı olmayabiliyor. Kadınların %80’inde bulantı oluyor, %20’sinde çok şiddetli oluyor ancak bir %20’sinde ise hiç bulantı olmuyor. Bazı hamileler ise dış ortama sokağa, bahçeye, parka çıkıyor ve hiçbir bulantı durumu bile söz konusu olmuyor. Aynı kişide aynı hormonlar, ancak çevre değişikliği hastanın dikkatinin bir başka konuya çekilmesi bulantıyı azaltabiliyor. Hamile bayan ne kadar çok fazla gebeliği düşünürse o kadar çok bulantı olur. Ne kadar çok kapalı ortamlarda kalırsa o kadar çok bulantı olmaktadır. Bulantı bu dönemlerde en çok rastlanılan durumdur. Bunun dışında ilk bir ay içerisinde kanamalar olabilir, tabi bu kanamalar en basit şeklinden bir düşük tehlikesi olarak kabul edilmesi gerekir. Düşük tehlikesi ve düşük gebeliklerde, klinik gebeliklerde %100 gebelikten aşağı yukarı 15-20 tanesinde böyle bir olasılık vardır. Sadece kanama var ise düşük tehdidinden söz edilir.

Kanamadan sonra parça düşmüşse bu durdurulamayacak düşük olabilir, ya da kısmen veya tamamen düşmüş olabilir. Tabi tümüyle de gebelik sonlanmış olabilir buna abortus adı verilir. Bir diğer adıyla komplet abortus adı verilir.

18 Mart 2011
Okunma
bosluk

Meme Kanseri (Breast Cancer)

Amerika’da 8 kadından biri meme kanserine yakalanıyor. Bu Avrupa’da ise her 9-10 kadından birinde meme kanseri var.

Kadınlarımızın korkulu rüyası haline gelen meme kanseri, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sık görülen bir hastalıktır.

Yapılan deneyler ve araştırmalar sonunda, son 20 yıldır meme kanserindeki artışa dikkat çeken uzmanlar, “Bu konuda en başındaki ülke Amerika, Amerika’da bir kadının ortalama 85 yıl yaşayacağı düşünülürse 8 kadından birisi meme kanserine yakalanıyor, neredeyse apandisit kadar sıklıkta meme kanseri görülüyor. Avrupa’da ise her 10 kadından biri meme kanserine yakalanıyor. Türkiye’de de oran düşük değil, Sağlık Bakanlığı ve üniversitelerin verileri bir araya getirildiğinde her 11-12 kadından biri hayatının bir evresinde meme kanserine yakalanıyor” diyor.

Uzmanlaşmış ekip hastaya yarar

Bu kadar sık rastlanan ve ölümcül sonuçlar doğuran bir hastalığın özel olarak ele alınması ve dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Uzmanlar, meme kanserinin tedavisinin muldisipliner olmasının önemine işaret ediyor. Yani birden çok tıp alanın bir arada kullanılması gerekir. Meme kanseri konusunda deneyimli bir genel cerrahi uzmanı, radyasyon onkoloğu, medikal onkolog, nükleer tıp uzmanı, psikiyatr, meme konusunda uzmanlaşmış patoloji ve radyoloji uzmanlarının birlikte çalışması gerekiyor.

Meme kanserinin oluşmasında etkili olan bazı risk faktörleri var. Bu risk faktörlerine sahip olan kadınlarda meme kanserine yakalanma riski ortalamadan daha yüksektir. Bu risk faktörlerinin bazıları şunlardır:

Yaş: Her ne kadar erken yaşlarda görülüyorsa da en sık 50-70 yaş arasında görülüyor. Bu yaş aralığındaki kadınlar meme kanseri açısından yüksek risklidir. Ancak meme kanserinin her yaşta görülebileceği unutulmamalıdır.

Ailevi faktörler: Çalışmalara göre birinci ve ikinci derece yakınları arasında (anne, teyze, kız, kızkardeş, anneanne, babaanne gibi) meme kanseri olan kadınların meme kanserine yakalanma riski, ailesinde meme kanseri olmayanlara göre daha fazla.

Hormon Kullanımı: Menopoza girme döneminde şikayetleri azaltmak için dışarıdan östrojen verilmesi riski hafifçe artıyor. Başka riskler de varsa, hormon kullanımı da eklendiğinde kanser riski artıyor. Doğum kontrol haplarını uzun süre kullananlarda risk hafifçe artıyor.

Stres Faktörü: Son yıllarda stres faktörünün de meme kanseri riskini artırdığı yönünde çalışmalar yapıldı. Meme kanseriyle ilgili çalışmalarda en önemli gerçeklerden biri de şu: Meme kanseri daha çok gelişmiş toplumların hastalığı. Bir toplum sosyo-kültürel ve ekonomik olarak ne kadar gelişmişse, ne kadar şehirliyse meme kanserine yakalanma olasılığı da o ölçüde artıyor. Besinlerin doğal olmayan yöntemlerle yetiştirilmeleri, stres, geç yaşlarda çocuk doğurmak, hiç doğurmamak, doğurup da emzirmemek, az da olsa riski artırıyor.

Meme kanseri genç hastalarda daha agresif

Meme kanserinin en çok 50-70 yaş arası grupta görüldüğüne değinen Uzmanlar, “Çalışmalarımızda tanık oluyoruz, önemli merkezlerden gelen çalışmalara da bakıyoruz meme kanserine yakalanma yaşı daha gençlere doğru kayıyor. Burada çok önemli bulduğumuz bir nokta daha var, o da meme kanserinin genç hastalarda daha agresif seyretmesidir” diyor.

Diğer birçok kanserde olduğu gibi ne kadar erken dönemde tanı konursa, yaşam şansı o kadar yüksek oluyor. Meme kanserinin erken evrede yakalanması halinde 10 yıllık yaşama oranlarının yüzde 90’lara ulaştığını, geç kalındığı zaman ise hayatta kalma oranlarının düştüğünü belirten Uzmanlar, şunları söylüyor:

“Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı’nın önerisi kadınların hiçbir şikayetleri olmasa bile 40 yaşından sonra yılda bir mamografi çektirmesidir. Böylece herhangi bir belirti oluşmadan önce meme kanserini çok küçük boyutlardayken yakalayıp tam tedavi şansı elde edilmiş oluyor. Tanıda MR gibi ileri tetkikler var ama dünya standardı mamografi ve ultrason çekilmesidir. Esas olan mamografidir, MR mamografiyi tamamlar. Gençlerde şikayet olduğunda önce ultrasonu tercih ediyoruz. Gençlerde  meme yapısı daha yoğun olduğundan ultrason daha etkili oluyor. Menopoz sonrası, 40 yaş sonrası kadınlarda yılda bir bu konuda tecrübeli bir genel cerraha muayene olmaları ve mamografi çektirmeleri hayati önem taşıyor.”

Ayda bir kontrol şart

Son yıllarda kadınların memesini kontrol etmesi tartışılıyor. Kendi kendine muayene, hastalığın erken yakalanması için önemli. Kadınların genç kızlıklarından itibaren ayda bir kez banyo çıkışında ayna karşısında her iki memelerini gözlemlemeleri gerekir. Meme muayenesinin ayda bir her iki meme ve koltuk altlarının elle hafifçe yoklanmasından ibaret olmasını öneren Uzmanlar, “Gereksiz derecede derin ve uzun muayeneler bir çok kadının normal meme dokusunu hastalık sanıp lüzümsuz yere doktora koşmasına neden oluyor. Ele kitle gelmesinden başka, gözlemleme yoluyla asimetri oluştu mu, ciltte çekinti var mı, meme başından akıntı oluyor mu bakmak lazım. Gereksiz evham yapmak doğru değil” diyor.

Geç kalınırsa ölüm riski var

Meme kanserinin zamanında yakalanırsa tam tedavisinin olduğuna, tedavi edilmezse kesin ölümle sonuçlanacağına dikkati çeken Uzmanlar, tedavi hakkında şunları söylüyor:

• Erken yakalanırsa tam tedavi (kür) sağlama şansı var.
• Erken yakalamak demek, tümör büyük çaplara ulaşmadan koltuk altı lenf bezlerine, uzak organalara kemiğe, akciğer ve beyne gitmeden önceki evrelerde yakalamaktır.
• Erken evre meme kanserlerinde uygun tedavi yapılırsa yüzde 80-90 oranında 10 yıllık yaşam şansları var.
• Meme kanserinde tedavinin ilk aşamasını cerrahi tedavi yani ameliyat oluşturuyor.
• Cerrahinin ardından patoloji sonuçlarına göre diğer tedaviler ışın, kemoterapi, hormon, psikolojik tedaviler yapılıyor.
• Bazı özel durumlarda ameliyatın kemoterapi veya radyoterapinin sonrasına bırakılması gerekebiliyor.
• Modern meme cerrahisinde amaç tümörle birlikte yeterli ölçüde meme dokusunun çıkarılması ama meme bütünlüğünün korunmasıdır.
• Önceki yıllarda dünyada yaygın olan tedavi bir memede kanser varsa o memenin tamamının alınması yönündeydi. Son 20 yılda modern meme kanseri uygulayan merkezlerde gittikçe artan bir oranda memenin  korunması amaçlanıyor.
• Hastaların çoğunda memenin sadece bir bölümünü alarak bunu gerçekleştiriyoruz. Hastanın kozmetiği de bozulmuyor, organ kaybından dolayı psikolojik ve sosyal sorunlar yaşamıyorlar. Fakat bazı özel durumlarda hastanın hayatını riske atmamak için memenin tamamının alınması gerekli olabiliyor.
• Gelişmiş merkezlerde hastaların yüzde 60-70’inde, yani her 3 hastanın en az ikisinde meme korunarak kanser tedavi edilebiliyor.

Kaynak: Hürriyet

27 Ekim 2010
Okunma
bosluk

Kadınların Dünyası ;

kadinlar Kadınların Dünyası ;

Kadınlar için yapılmış çok az sayı da platform bulunmaktadır. Fakat bu sayılı platform arasında en iddialı olan site bizkadiniz.com’dur. Bu sitenin anasayfasındaki makalelerden ve güncel haberlerinden yararlandığınız gibi forum bölümünden hem cinsleriniz ile sohbet edebilir ve her türlü konu hakkında görüşlerinizi paylaşabilirsiniz. Sağlık, makyaj, güzellik, cilt bakımı, moda, ilan verme, yemek tarifleri gibi bir çok konu da hem fikir sahibi olabilirsiniz. Hem de bu konular hakkında görüşlerinizi belirtebilirsiniz.
Kadın Dünyası
Forumlar da evleriniz de yaptığınız eserleri, yemekleri, örgüleri, danteleri nakışları satışa çıkarabilirsiniz. Bizkadiniz.com kadın platformunda üstelik ilan verme ücretsizdir. Hiç bir ilan için site yetkililerine para ödemeniz gerekmez. Bu nedenle tavsiye ettiğimiz bu kadın platformu diğer kadın platformlarına göre arasında fark yaratır.
Sağlık konularının da bulunduğu platform da kadın sağlığı ile ilgili bayanlara bir çok bilgi verilmektedir. Özellikle kadın sağlığı hakkında detaylı bilgileri internet ortamında rahatlıkla bulamayabilirsiniz. Bu nedenle siz kadınlar için bizkadiniz.com kurulmuştur. Geniş detaylı sağlık konularını bu sitede bulabilirsiniz.

17 Mayıs 2010
Okunma
bosluk
Burun Estetiği, Estetik Son Yazılar FriendFeed
reklam
reklam
reklam
reklam

Bağlantılar