Meme Estetik
Meme Estetik güzel göğüs lere sahip olmak tüm bayanların arzusudur ancak bir çok bayan göğüs lerini çeşitli sebeplerden dolayı yeterli derecede güzel bulmamaktadır. Kimi daha dolgun meme ve büyük göğüs ler arzularken kimi daha küçük göğüs lerin hayalini kurar. Kimileri ise genç yaşlarda sahip oldukları ancak doğum sonrası kilo kaybı veya yılların etkisi ile yitirdikleri göğüs lerindeki güzelliğe tekrar kavuşmayı diler.
En dramatik tablo ise kanser tedavisi sebebi ile göğüslerini kaybetmiş kişilerde yaşanır.
Günümüzde estetik cerrahi bayanların büyün haklı isteklerine cevap verebilmektedir. Silikon protez uygulaması ile küçük göğüs ler büyütülüp doğum sonrası kaybedilen dolgunluk sağlanabilirken büyük göğüs ler fazla dokular çıkartılarak küçültülebilir kanser tedavisi sonucu yitirilmiş göğüs ler çeşitli cerrahi yöntemler ile tekrar yapılandırılabilir.
Silikon Protez
Silikon protez uygulaması başlıca beş sebeple yapılır
1- Göğüs boyutlarından memnun olmayan ve daha büyük göğüs lere sahip olmak isteyen kişilerde
2- Hamilelik sonrası yaşanan göğüs lerdeki hacim kaybını gidermek ve göğüs lere dolgunluk sağlamak için
3- İki göğüs arasındaki hacim farklarından kaynaklanan asimetrileri gidermek amacı ile
4- Meme kanseri cerrahisi sonrası total veya kısmen kaybedilen meme nin yeniden yapılandırılması amaçlı olarak
5- Hafif dereceli göğüs sarkmalarında tek başına yeterli olduğu durumlarda meme yi dikleştirmek amacı ile;
Silikon protezler içeriği, şekli ve yüzey yapısı ile çeşitli tiplerdir. Hangi protezin kullanılacağı ise kişinin fiziksel özellikleri ne amaçla kullanılacağı hastanın tercihi gibi hususlar göz önüne alınarak hasta ile beraber kararlaştırılır. Silikon protez başlıca iki ayrı plana yerleştirilebilir. Birincisi meme dokusu altı ikincisi ise göğüs ön duvarında bulunan pektoral kas altıdır. Protezin yerleştirileceği konum hastanın fizik muayenesi ile tespit edilir.
Protezin yerleştirilmesi için en çok kullanılan kesi yerleri ise meme altı katlantısı meme başı çevresi veya koltuk altı konumlarından biridir.
Silikon protez ameliyatı düşünen kişilerin sıkça sorduğu sorular şunlardır.
Hamile kalırsam süt vermem etkilenir mi ?
Silikon protez ameliyatı süt vermeyi engellemez ancak unutulmamalıdır ki silikon protez ameliyatı isteyen kişiler zaten küçük göğüs lere sahip kişilerdir ve protez ameliyatı olmasalar da yeterli süt verememe olasılıkları mevcuttur.
Silikon protez kanser riskini arttırır mı ? Olası bir kanser durumunda teşhisi geciktirir mi ?
Yapılan araştırmalarda kanser riskini arttırmadığı görülmüştür. Protez meme dokusu altına veya kas altına yerleştirildiğinden olası bir kanser durumunun gözden kaçmasına sebep olmaz gerek ultrasonografi gerek mamografi gerekse MRI tetkikini ve en önemlisi meme muayenesini olumsuz etkilemez. Kısacası kanserin erken teşhisinde bir problem teşkil etmez.
Zaman İçinde değiştirilmesi gerekir mi ? Patlar mı ?
Yıllar içinde meydana gelen yaşlanmaya bağlı göğüs lerdeki sarkma sebebi ile yenilenmesi daha değişik formlarda ve boyutlarda protezler ile değiştirilmesi gerekebilir.
Ancak bu zaman dilimi genellikle on yıldan uzundur. Protezin dış zarının aşınması ve içeriğinin dışarı sızması çok düşük bir olasılık olmasına rağmen mümkündür. Ancak böyle bir durumda dahi vücuda genel olumsuz bir etkisi olmayıp sadece yenilenmesi gerekir.
Silikon protez ameliyatı yaklaşık olarak 1 - 2 saat süren genel anestezi altında yapılan hastanede bir gece kalmayı gerektiren iyileşme süreci oldukça hızlı olan 3-5 gün sonra işe dönmeyi imkan kılan bir cerrahi girişimdir.
Meme küçültme
Meme küçültme ameliyatı genç yaşlarda genellikle psikolojik sebeplerle orta ve ileri yaşlarda ise genellikle fiziksel sıkıntılar sebebi ile yapılmaktadır. Meme küçültme ameliyatında birden fazla teknik mevcut olup teknik hastanın özellikleri göz önünde bulundurularak seçilir. Yaklaşık olarak 3-4 saat süreli bir ameliyat olup bir gece hastanede yatışı gerekli kılar. Hastanın 5 ile 7 gün içerisinde işine geri dönmesi mümkündür.
Meme rekonstrüksionu ( Yeniden yapılandırılması ) meme kanseri tedavisi aşamalarından biri olan kaybedilen memenin tekrar yapılandırılmasını işlemi ülkemizde ihmal edilen bir olgudur. Halbuki günümüzde meme kanseri erken teşhisi ve tam tedavisi mümkün olan bir hastallıktır.
Meme kanserinin gittikçe daha genç yaşlarda görülmesi ve erken teşhisi sayesinde tam tedavisinin yapıldığı düşünüldüğünde bu hastaların önlerinde uzunca bir yaşam süreci bulunmaktadır. Bu uzun yaşam sürecinde bir kadın için çok değerli olan göğsünden mahrum kalarak yaşaması son derece sıkıntılı bir durum olup psikolojik sorunları da beraberiinde getirmektedir.
Meme nin yapılandırılması ameliyatı tercihen daha meme alınırken aynı ameliyatta gerçekleştirilmeli ve hasta uyandığında göğsünün eksikliğini hissetmemelidiri. Meme nin onarılmış olması kanser tedavisinin hiçbir aşamasını olumsuz etkilemediği gibi psikolojik sıkıntıları bir nebze olsun azaltarak moral gücünün artmasını sağlayacaktır. Kanser tedavisinde kaybedilmiş meme nin yeniden yapılandırılmasında birden fazla ameliyat tekniği mevcut olup hastanın fiziksel özellikleri ve hastanın tercihi göz önünde bulundurularak seçilir.
Seçilen tekniğe göre ameliyat süresi hastanede kalış süresi ve günlük hayata dönüş süreleri değişkenlik gösterir.
Kendi kendine meme muayenesi nasıl yapılır?
1. Sırt üstü yatın ve sağ omzunuzun altına bir yastık koyun. Sağ kolunuzu başınızın altına yerleştirin.
2. Sol elinizin orta üç parmağının tabanlarını(uç kısımlarını) kullanarak kitle yada kalınlıkları hissedin.
3. Meme lerinizi hissetmek için yeterince sıkıca bastırın. Meme lerinizin nasıl yapıya sahip olduğunu hissederek öğrenin. Her iki memenin alt kıvrımındaki sabit sertlik normaldir. Meme nizin üzerinde gösterilen yönde hareket edin. Dairevi, aşağı yukarı yada dilim dilim olanı seçebilirsiniz. Bunu her zaman aynı yönde yapın. Bu sizin tüm meme alanını kontrol ettiğinizden emin olmanıza ve her ay memenizi nasıl hissettiğinizi hatırlamanıza yardımcı olacaktır.
4. Şimdi sağ elinizin parmak uçlarını kullanarak sol memenizi muayene edin.
5. Eğer meme lerinizden birinde herhangi bir değişiklik bulursanız hekiminize başvurunuz.
6. Şimdi bir aynanın önünde durarak meme lerinizin görüntüsüne bakın. Görünümde herhangi bir değişiklik derinin çekilmesi ya da meme başında değişiklik kızarıklık yada akıntı olup olmadığına bakın.
Kendi Kendine meme muayenesine hangi yaşta başlanmalıdır.?
20 yaşın üzerindeki kadınlar her ay kendi kendine meme muayenesi yapmalıdır. Hiç bir belirti göstermeyen 20-40 yaş arasındaki kadınlar meme muayenelerini bu konuda eğitim görmüş sağlık personeline, her üç yılda bir yaptırmalıdır. 40 yaşın üzerinde bu muayene her yıl tekrarlanmalıdır.
Mamografi ne demektir?, hangi yaş ve durumlarda yapılır?
Mamografi meme muayenesinde kullanılan özel bir röntgen tekniğidir. Bu muayene türünün en büyük avantajı meme kanserinin elle hissedilebilmesinden önce tanısına yardımcı olmasıdır. Hiç bir belirti göstermeyen kadınların 30-39 yaşlar arasında daha sonraki muayenelere bir baz oluşturması açısından bir kez mamografi çektirmeleri önerilir. Bu muayene 40-49 yaşlarında 1-2 yılda bir daha sonraki yaşlarda her yıl tekrarlanmalıdır. Ailesinde meme kanseri öyküsü olanlarda daha sık aralıklarla mamografi yapılabilir. Mamogramda bir yumrunun ya da normal olmayan bir alanın gözlenmesi alışılmadık bir durum değildir. Benzeri bir bulgu saptandığında söz konusu yumrunun ya da anormal alanın kanserli olmadığını güvencelemek için ilave testlerin yapılmadı gerekmektedir. Genellikle ilave mamogramlar yada ultrason gibi diğer görüntüleme teknikleriyle kanser tanısı dışlanabilir.
Biyopsi:
Kanser tanısının dışlanamadığı olgularda, memeden hücre ya da doku örneği alıp incelemek için biyopsi yapılması gerekmektedir. Meme kanseri tanısı koymak için kullanılan iki tür biyopsi vardır. İğne biyopsileri ve cerrahi biyopsiler. İğne biyopsisinde ince bir iğne yardımıyla memeden doku ya da hücre örnekleri alınır. İğne biyopsisi en az girişimsel olan ve doktorun muayenehanesinden gerçekleştirilebilen biyopsi türüdür. Cerrahi biyopside doku örneklerini almak için memede kesi yapılabilir.
Biyopsi fikri korkutucu gelebilir ancak biyopsi yapılan kadınların çoğunun meme kanseri olmadığı gerçeğini de anımsamak gerekir. Amerikada biyopsi yapılan her 5 kadından yalnızca birine kanser tanısı konmaktadır. Bununla birlikte biyopsi önemli bir uyulamadır; kanser sağtanmışsa doğru tedavinin zamanında başlaması olanaklıdır. Hekiminiz meme kanseri olduğunuzu belirlediğinde kanserin vücudumuzun başka yerlerine yayılıp yayılmadıığını görmek için ilave testler yaptırmanız gerekebilir bu testlerden bazıları:
1. Akciğer grafisi - genellikle akciğer kanserini saptamak amacıyla gerçekleştirilen ilk testtir. Göğüs grafisi tümörün akciğerlerdeki lokasyonunu belirlemeye yardımcı olan iki boyutlu bir resimdir.
2. BT ve MRI taramaları - bilgisayarlı tomografi taramalarında vücudun yüksek oranda ayrıntılı kesitlerini göstermek için bilgisayarlardan yararlanılmaktadır. Tümörün boyutunu şeklini ve lokasyonunu belirlemeye yardımcı olan üç boyutlu görüntüler elde edilebilmektedir.
3. PET taraması - PET pozitron emisyon tomografisi taraması normal hücreleri hızlı bölünen kanser hücrelerinden ayrımsayabilen daha yeni bir teknolojidir. PET taramaları akciğer grafisi BT ve MRI taramalarından sonra tümörün habis ya da selim olduğunun veya kanserin göğüs boşluğuna yayılıp yayılmadığının belirlenmesinde kullanılır.
Erkeklerme meme kanseri görülür mü?
Kadınlara kıyasla daha az görüülmekle birlikte erkeklerde meme kanseri görülebilir. Her 100 meme kanserinden birisi erkeklerde görülür. 1993 - 1997 yılları arasında erkeklerde görülen meme kanseri oranı % 50 artış göstermiştir. Bu nedenle erkeklerin de bu konuda duyarlı olmaları gereklidir.
Etiketler: Estetik, Göğüs Estetik, Meme Estetik, Meme Kanseri