Burun Deliklerimiz ve Burun Yapımız ;

Nis 16, 2009 No Comments by admin

● Sinir sistemimiz, solunumda bulunan

burun deliklerimizin sağ ya da sol olmak şartı ile birinin çalışmasından ne

derece etkilenir?

● Beynimiz, burun tıkanıklığımızdan ne derece ve hangi yönde, nasıl etkilenir?

● Solunum yapan burnumuzun, aldığı havayı nasıl oluyorda, içimize dolduğu andan

itibaren, vücut ısımız ile otomatik olarak eşdeğer bir seviye alıyor.

● Uykuya daldığımızda,bütün gece ağzımızdan nefes alıyoruz. Sabah uyandığımızda

ise, boğazımızda muazzam bir kuruluk oluşuyor. Sebebi ne olabilir?

● Burnumuzdaki kıllar ve var oluş sebepleri, neden?

● Atmosferden içimize çektiğimiz havanın, burun boşluğumuzda yavaş bir şekilde

ilerlemesinin nedeni ne olabilir, sizce?

burun yapımıza dışarıdan inceleyici bir bakış ile baktığımızda, müthiş bir

tasarım, mükemmel bir dizayn olduğuna yakından şahit oluruz. Burun duyu

organımız çalışma prensibi olarak, 3 ana çatı altında görev içinde denilebilir.

● Alınan havanın filtre edilmesi     ● Isıtılması      ● Nemlendirilmesi

Burnumuzun, bu saydığımız 3 ana görevi yerine

getirebilmesi için, aldığı havayı kendi içerisinde ağır ağır işleyerek çekmesi

ile mümkün kılınabilmektedir. Bunun tersi olarak,alınan havanın hızlı bir

şekilde, ciğerlerimize çekildiğini düşünelim. Bu şekilde aldığımız hava içinde ne

barındırıyor ise, süzülemeden,kuru bir şekilde, soğuk olarak ciğerlerimize

dolar. Ciğerlerimiz toz ve değişik hava ile bulaşan toksinlerden ileri gelen

rahatsızlıklar içine düşer. Kısacası içimize çektiğimiz hava, burun organımız

sayesinde, süzülür, ısıtılır ve nemlendirilir. Aksi halde

bronşit-faranjit-sinüzit-zatürre gibi ciddi rahatsızlar yaşarız.

Ağzımız ile aldığımız nefes, bu şekilde ve buna benzer aşamalar geçirmediğinden
dolayı,bahsedilen hastalıkların yaşanma teklikesi, oldukça yakındır.Özellikle
gırtlak kanseri olmuş birinde,sigara içmesinden dolayı kaynaklanmış bu
enfeksiyon oldukça yakından görülebilir. Çünkü gırtlak kanseri olmuş bir hastanın
boğazı delinerek, bu delik sayesinde nefes alma,solunum işlemini
gerçekleştirebilmektedir. Bu şekilde bahsettiğimiz rahatsızlıklarında, bu şekilde
yaşanmaması içden bile değildir. Havada oluşan tozlara ve kuru bir havaya karşı
alerji içeren insanların, aksırık ve astım gibi nefes darlıkları meydana
gelebilmektedir.


burun
organımız içerisinde, kılların oluşu, havanın geçişi esnasında, daha
temiz ve daha filtreli oluşunu sağlamaktadır. Ak ciğerlerimize dolan hava, burun
kıllarımız ile süzülebilmektedir.burun organımızda havanın yavaş geçmesi, ağır bir şekilde ilerlemesi,burun kıllarının filtre işleminden ileri gelmektedir. Yanlız burun içine çekilen havanın yavaş yavaş ilerliyor olmasının bir başka sebebi bulunmaktadır. Burun orta duvarı yanlarında görülen kıvrımlı çıkıntılar vardır. Bunlara Konka denir.

Nefes aldığımız, solunum yaptığımız esnada,aldığımız hava konka arasından sıkışır ve bu sıkışıklık içinde bu hava geçiş yapar. Bu şekilde sıkı bir temas söz konusu olur, havadaki tozlar konka yüzeyinde bulunan, mukus adı taşıyan, koyu sıvıya eklenir. Kalan hava konkalara çarpar ve dairesel bir şekil çizer. Havanın burun içindeki tribülansı olarak adlandırdığımız bu olay ile, aldığımız yani içimize çektiğimiz havanın, burun içinde bir süre bekletildiğini ve döndürüldüğünü görmekteyiz. Bu işlemlerin neticesi olarak, alınan havanın ısıtıldığına yani, vücut ısımıza eş değer bir hale getirilmiş olduğunu görmekteyiz.

Tabi ki; bu olayın tersininde yani alınan havanın sıcaklığı, vücut ısımızdan yüksek bir şekilde olduğuda görülebilir. Bu şekilde bir durum ile karşılaşıldığında ise, burun aldığı sıcak havayı kendi içerisinde soğutarak, vücut ısımıza yakın bir şekilde değerlendirir. Havanın su buharı basıncı sıfır civarlarında iken(3 mmhg), burun içinde beklemesi sırasında, 47mmhg gibi bir değerde su molekülleri ile arttırılır. Yani burun boşluğumuzdaki su molekülleri, buhrlaşır ve havaya dahil olur.

Ağzımızdan nefes alarak uyuduğumuzda, sabah bizi korkunç bir boğaz kuruluğu beklediğini görüyoruz ve yaşıyoruz. Bunun asıl nedeni; ağzımız ile içimize yani ciğerlerimize çektiğimiz havanın, nemlendirilmeden içimize çekiliyor olmasıdır. Soğuk bir mevsimde, odamızdaki ısıtıcının üzerine içi su dolu bir kap ile nemlendirici temin etmemizde bizlere bu konuda yardımcı olabilmektedir. Havadaki oksijenin vücudumuza dahil olması için,iki ana giriş kapısı bulunmaktadır. Burun sağ ve sol delikleri yanlız akciğer,burun sağ ya da sol deliklerinden alınan oksijende herhangi bir fark ayırt etmemektedir. Uzmanlar ve bilim dalı insanları burun deliklerini araştırmaları sonucu, şöyle bir kanıya varmışlardır. İnsan aslında tek bir burun deliği ile solunum alışverişinde bulunuyor. Fakat insan, tek bir burun deliğinden nefes alıp vermemektedir.

Hangi burun deliği baskın gelir ise,onu kullanmaktadır. Burun delikleri baskınlığının ortalama süresi, 25 dakika – 8 saat arasında değişim göstermektedir. Burun mukozasında yer alan sinir uçları, beyin ile iletişim halinde bulunduğundan, beyin çalışma prensibini ve beyin fonksiyonlarını etkileyebilmektedir. Eğer sağ burnumuzdan nefes alırsak eğer,beynimizin sol yanında elektriki sinyalin arttığını ve bunun tam tersi ile de, sağ beynimizdeki sinyalin arttığına şahit olabilmekteyiz.Burun tıkanıklığı,derhal tadavisi gerçekleştirilmesi gereken büyük bir rahatsızlıkdır. Nedeni ise beyin fonksiyonlarımızı yakından etkileyerek,beynimize giden oksijenin değerini azaltmaktadır.

Düşünce ve zeka gelişimimizde, özellikle okul çağlarındaki bir çocuğun zihinsel gelişimini olumsuz etkilemektedir.Burun tıkanıklığı kendi kendinizede çözmeniz oldukça basit bir şekilde mümkündür.burun deliğinizin birini kapatarak, sadece burnumuzun açık olan burun deliğini nefes almada kullanınız. Aynı hadiseyi diğer burun deliğiniz için uygulayınız. Bu şekilde  burun tıkanıklığı rahatsızlığınızı bir nevi çözmeniz mümkündür.

Genel

About the author

The author didnt add any Information to his profile yet
Henüz yorum yapılmamış. to “Burun Deliklerimiz ve Burun Yapımız ;”

Yorum Bırakın